menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halil MERT İran–Amerika Gerilimi

13 0
26.02.2026

TARİHİN KIRILMA ANINDA BİR COĞRAFYA

Bugün İran ile Amerika arasında yükselen gerilim, yalnızca iki ülkenin karşı karşıya gelişi değildir. Bu gerilim; küresel güç rekabetinin yeni sahnesi, enerji yollarının yeniden paylaşımı ve bölgesel dengelerin yeniden kurulma çabasıdır. Süreç bölgedeki aktörlerin sayısını artırabilir. Bu krizin taraflarını daha büyük bilinmezlerle karşı karşıya bırakabilir.

Ancak unutulmamalıdır ki bu coğrafya masa başında çizilen planlarla yönetilemez. Bugün mesele sadece bir kriz değil, aynı zamanda aklın ve devlet tecrübesinin sınandığı bir dönemdir.

İRAN COĞRAFYASI VE TARİHSEL GERÇEKLİK

İran’ı anlamak isteyenler, sadece bugünün siyasi sınırlarına bakarak değerlendirme yapamaz. Bu coğrafya, yüzyıllar boyunca Türkler eliyle, Türk devlet geleneğiyle, farklı medeniyetlerle ve geniş bir tarihsel hafızayla şekillenmiştir.

İran Coğrafyası, Türk devlet geleneğinin en önemli tarih sahnelerinden biridir.

Bölgenin sosyolojik gerçekliği görmezden gelinerek yapılan her analiz eksik kalır. İran toplumunun çeşitliliği, bu ülkenin tek boyutlu politikalarla yönlendirilemeyeceğini açıkça göstermektedir.

Bu nedenle İran Coğrafyasını yalnızca bir güç mücadelesinin sahası gibi görmek, tarihsel derinliği göz ardı etmek olur. Coğrafyayı anlamayan stratejiler, sahada karşılık bulamaz.

AMERİKA’NIN HAMLELERİ VE STRATEJİK ÇELİŞKİ

Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik baskı politikası, kısa vadede sert bir güç gösterisi gibi görünse de uzun vadede farklı sonuçlar doğurabilir. Çünkü dış baskı çoğu zaman iç siyasi dayanışmayı güçlendirir.

Washington’un attığı her adım, İran’ı Rusya ve Çin gibi alternatif güç merkezlerine daha fazla yaklaştırma ihtimali taşımaktadır. Bu durum sadece bölgesel dengeleri değil, küresel güç........

© Akasyam