Elif Ekşi Büyümeyen Çocukluğum
Mutluluk; bir çift kırmızı fiyonklu, parlak ayakkabılara sahip olmaktı bir zamanlar. Bazen kirlenir hissiyle başucumda saklayış; bazen de bir an evvel giyebilme mutluluğunu sabırla bekleyişti..
Çocukluğumdu kırmızı pabuçlarım.. üzerine hayaller kurduğum, ellerimden sakındığım, giymeye kıyamadığımdı. Şimdi bakınca çocukluğumun o en masum günlerini resmetmiş gibi.. hani hep “ben büyüyünce”li kelimelerle cümleler kuran, dostluğun samimiyete en ait olduğu yaşları çeyiz sandığımda gizlemek gibi.. uzun örgülü saçlarımın uçlarına takılı renkli fiyonklarına rağmen; hiç kız çocuğu gibi olamadım ben..
Bir cebimde gazoz kapakları, bir cebimde misketleriyle dolaşan, mahallenin erkek çocuklarıyla sürekli kavga eden, kızların bebek oyunlarını hep sıkıcı bulan, annesinin erkek fatması. Babasının, sırf balık yiyeyim diye ,içine parıltılı kolye sakladığı balıklar ve her balık da aradığım kolyeler çocukluğumun en kıymetli hatırasıydı..
Evimizin yanında ki bakkal dükkanından aldığım leblebi tozları........
