menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

6284 Sayılı Kanun: Koruma Mı, Yeni Bir Zulüm Biçimi Mi?

9 0
26.01.2026

“Hz. Yusuf kuyudan çıktı, Mısır’a sultan oldu” deriz. Doğru. Ama o cümlenin arasında yutkunarak geçilen bir hakikat vardır: Hz. Yusuf (a.s.), suçsuz olduğu hâlde yıllarca zindanda tutuldu. Gömleği arkadan yırtılmıştı; hakikatin delili ortadaydı.

Buna rağmen dönemin yasaları ve saray entrikaları, adaleti değil “kadının beyanını” esas aldı. Neticede Yusuf, yalnızca iffetiyle değil, hukukun körlüğüyle de sınandı.

Bugün 6284 sayılı Kanun etrafında dönen tartışmalar işte tam bu noktaya temas ediyor. Kadını korumak iddiasıyla çıkarılan bir düzenlemenin masumiyet karinesini zedelediği, aileyi korumak adına aileyi parçaladığı, adalet üretmek yerine yeni mağduriyetler doğurduğu yönünde ciddi itirazlar var. Bu itirazlar, şiddeti meşrulaştırma çabası değil; hukukun terazisinin şaştığına dair bir feryattır.

Kur’an, Hz. Yusuf kıssasında bize şunu öğretir: İffet, sabır ve adalet bir bütündür. Yüce Allah, Yusuf’un beşerî bir arzu hissettiğini ama ihlâsıyla korunmuş olduğunu bildirir. Buna rağmen dedikodu kazanı kaynayınca, Züleyha’nın talebiyle zindan kapıları kapanır. Hakikat bilinir; ama siyaset, dedikodu ve güç dengeleri ağır basar. Zamanından çalınmış bir hayat… Biz hep Hz. Yusuf’un iffet tarafını anladık, oradan baktık. Oysa asıl bakılması gereken yer şudur: Kadının beyanı esas alınmış, gömleğin arkadan yırtılmış olması........

© Akasyam