menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ötüken’den Başlayan Yolculuk: Asyalı Türklerin Dünyaya Verdiği Huzur ve Adalet

311 0
11.08.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Ötüken’den Başlayan Yolculuk: Asyalı Türklerin Dünyaya Verdiği Huzur ve Adalet

Halk arasında, “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı bilir” diye bir darbı mesel her zaman konuşulur ve bunun üzerine pek çok kişi yorum ve akıl yürütür. Elbette “Eğitimin” daha güçlü olduğunu ve daha verimli olduğunu hiç kimse eleştirmede yapıcı olmayan bir yoruma ilave etmeyecektir. Açıkcası aldığım(ız) eğitim sistemine aşırı bir eleştiri getirmektense bugün bana sağladığı geniş vizyon ve kültürel zenginliği nedeniyle devletimize, milletimize ve ilim-irfan sahibi mütefekkirlerimize şükran borçluyu(m/uz). Bu kapsamda, sizlerle içinden geçtiğimiz zaman diliminde, Türkistan diyarının zenginliği, dünyaya yayılan huzur kaynağı ve tüm dünya halklarına verdiği “adalet-huzur ve güven sistemi” üzerine olacaktır. Bu yazımızda vurgulamam gerekirki “Türk kelimesi Müslüman” kelimesiyle özdeşleştiğinden bunu böyle vurgulamak lazım, eğer Avrupalılar tarih boyunca Türkleri Müslüman kimliğiyle otomatik özdeşleştirmişse, yeni nesil gençlerimizde Türk=Müslüman olarak anlaması ve bu kültürü devam ettirmesi önem arz etmektedir. Gelelim konumuzun başlığını içeren noktaya, bu kapsamda halen dünya milletlerine göz attığımızda kimi sıcak çatışmalar içinde, kimi yoksulluk içinde, kimi aşırı derecede zengin kaynaklar içine, kimileri ise sosyo-kültürel çatışmaların içinde kendilerine “yeni bir huzur ve adalet ortamının tesisini kurma çabası” içindeler veya kendilerini koruma adına en az zararla yoluna devam etmeyi planlıyorlar.

Konuyu son yüzyılın içinden geçtiği hem teknolojik ilerlemeleri hemde kültürel değişimin, milletler, ülkeler ve dünyamıza olan yansımaları bu satırları okuyan sizler ve diğer bireylerce, büyük ölçekli gözlenebilir ve hissedilir durumundadır, yani her birey bunu iletişimin getirdiği imkanlarla açıkca görebilmektedir. 1900’lü yıllara binaen, fizik biliminin ortaya koyduğu teori ve fikirler teknolojideki görünür cihazlar, makinalar olarak olarak ortaya çıkmış, bunun ülkeler ve milletler üzerinde etkisini görenler, mevcut ortaya çıkacak boşluğu, “Birleşmiş Milletler Topluluğu”, “NATO”, “Avrupa Birliği”, “Şangay Birliği”, “UNESCO”, “Arap Ligi”, “Afrika Birliği” ve “WHO” vesaire gibi benzeri kurumsallaşmalar milletler üzerinde uzun sürecek yönetme-nüfuz edebilme gücünü elde etmeye çalışmışlardır.

Gelgelelim, yukarda ismi zikredilen birlikler-örgütler-kuruluşlar topluluğu, tarihin Türk Milletine verdiği hizmet vazifesinin 10nda birini sağlayamamış ve hatta dünya milletlerinin sömürülmesine, insan hak ve hürriyetlerinin zayıflamasına, bireyin can-mal güvenliğinin asgariye düşmesine hız kazandırmıştır. Şunuda eklemek de yarar var, elbette bazı yardımlar altında lokal etkinlikler, yardımlar altında iyimser görünmeye çalışsalarda, son 5 yıldır, hem Filistin hem Suriye, hem Irak, hem Afrika, hem Myanmar gibi ülkelerin üzerinde oynanan katliamları durdurabilecek ne güçlerinin olduğu nede buna istekli olduklarına dair bir emarenin olmadığını herkes müşahede etmektedir.

Ukrayna-Rusya çatışmalarına bakarsanız, yukarda ismi zikredilen dünya kuruluşlarının sesleri çıkmıyor, kış soğuklarının altında insanların evleri yıkılıyor, yaşlıları ve çocukları hastalıktan telef oluyorlar. Bunları sizlerde biliyor ve görüyorsunuz, neden tekrar etmeye gerek var, şunun için; matematikte verilen önermelerin ispata ve doğrulanmasına ihtiyaç var, yeni nesil gençlerimizin dimağlarının açılması için süreci böyle basitce izah ederek, şanlı tarihimizin büyük devasa hizmetlerinin, Ötüken, Türkistan ve Buhara’dan yola çıkan Pir-i Sultan Ahmed Yesevi’nin ışığıyla kurulan yüce devletlerimizin tüm dünya milletlerine nasıl hizmet ettiğini, ne derece insan hak ve hürriyetlerini koruduklarını, milletlerin diline, dinine, kültürel değerlerine ne kadar saygılı olduklarını görürsünüz, biz buna “İnsanı Yaşatki Devlet........

© Akademik Akıl