Gökyüzünün Sınırı Var, Üç Ülke Kardeşliğinin Sınırı Yok (Mekke Ortak Savunma Anlaşması)
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Gökyüzünün Sınırı Var, Üç Ülke Kardeşliğinin Sınırı Yok (Mekke Ortak Savunma Anlaşması)
Uluslararası güvenlik anlaşmaları;
b. Tarafların sayısı itibariyle,
c. İçeriği itibariyle,
d. Hukuken bağlayacağına göre.
e. Konu alanına göre,
f. Güç asimetrisi olup olmadığına göre,
h. Stratejik etkisine göre sınıflanabilir. En azından bu değişkelere göre inceleme nin fayda sağlayacağı kanısındayım. Mekke Ortak Savunma Anlaşması genel hatları itibariyle uluslararası normlara uygun. Zamanı, zemini iyi planlanmış. Stratejik bir anlaşmadır. Ülkemizin lehinedir.
Akademikakil.com un bu ayki köşe yazısı başlığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması. Konuya ilişkin görüşlerimi değerli okurlarımla paylaşacağım. En son diyeceğimi konuya girişte belirtmek isterim ki bu anlaşma zaman, zemin, değişkenler itibariyle çok anlamlı ve olumlu bir anlaşmadır. Ayrıntılarını kısaca özetleyeceğim. Bu anlaşma İsrail’in nükleer tehdidine karşı, nükleer başlığı olan Pakistan’ın Suudi Arabistan ve Türkiye ile iş birliğinin kanıtıdır. İkinci olarak İsrail’e bir mesajdır. Üçüncü olarak tüm körfez ve Mena (Middle East North Africa) ülkelerinin katılımına ilişkin mesajdır ki, portikte bu ülkelerin hemen katılmaları fazla katkı sağlamayacaktır. Caydırıcılık unsuru; silah, asker ve strateji bu ülkelerin siyasi ve tarihi kodlarında mevcuttur. (Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ı kastediyorum.)
Geçmişte buna benzer içeriği savunma, iş birliği olan anlaşmalarda oldu. Örnek CENTO 1955 de kuruldu.1955-1959 arası merkezi Bağdattı.1959-1979 arası merkezi Ankara oldu. Türkiye, Pakistan, İran, Irak ve İngiltere üye idi. Başarısız oldu. Yukarıda üç ülke yeterli demekteki amacım buydu. Ülkelerin farklı olması bazı durmalarda ittifakları zorlaştırmaktadır.
Bir başka örnek ise, Sadabat paktı idi.1937 de kuruldu. Türkiye, İran, Irak, Afganistan ülkeleri üye idi. Bu da 1979 da fesholdu. Demek ki salt üyelik yetmiyor. Bazı durumlar da doku uyuşmazlığı olabiliyor. Bu hâliyle Mekke Ortak Savunma İttifakı optimum faydayı sağlayabilecek anlaşma olduğu kanısındayım. CENTO dan önce İran sonra Pakistan değişik gerekçelerle ayrıldı. Geriye Türkiye ve İngiltere kalınca bir anlamı da kalmadı. Sadabad paktından ise önce İran ayrıldı. Benzer bir örnekte Varşova paktı olabilir.1955 de 8 ülkeyle kuruldu değişik gerekçelerle 1991 de dağıldı.
ABD Başkanı Trump yönetimi, Suudi Arabistan ile imzalanan tarihi sivil nükleer iş birliği anlaşmasını Kongre’nin incelemesine sundu. Ancak Beyaz Saray, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Riyad’ın İsrail’le ilişkilerini normalleştirerek İbrahim Anlaşmalarına katılması şartının değişmediğini bildirdi. Gelişme, Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalayarak bölgesel güvenlik politikasında yeni bir adım attığı dönemde geldi. Bu Mekke Savunma anlaşmasıyla karıştırmamalıdır. ABD Suud arasındaki ayrı bir anlaşmadır.
Askeri ve teknoloji paylaşımı. Külfet paylaşımı. Nükleer başlık Pakistan da, maddi külfeti Suud Arabistan, savunma sanayii, teknoloji ve lojistik Türkiye’de bu üç ülkeden olabilir. Bu anlaşmanın maddeleri tek tek açıklanmadı ama aylardır hazırlığı süren bir anlaşmadır.
31 Aralık 2025 itibarıyla, ABD’nin klasik 123 anlaşması dediği anlaşma formatında, Antlaşmaya taraf olan nükleer silaha sahip olmayan 183 devlet bulunmaktadır. İsrail de ise nükleer başlılar bulunmaktadır. Dolayısıyla nükleer silahla diğer ülkeleri tehdit eden bir ülkeye karşı savunma ittifakı doğal bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Erdoğan, “Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır” dedi.
“Anlaşma, Türkiye’nin NATO dâhil mevcut uluslararası müttefiklik taahhütleriyle çelişmemekte; aksine bölgesel güvenliği destekleyen tamamlayıcı bir iş birliği mekanizması niteliği taşımaktadır. Türkiye’nin bölgesel ortaklıklar geliştirmesi, NATO üyeliğinin bir alternatifi değildir” denildi.
Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 5. maddesi, NATO’nun ortak savunma ilkesi ve müttefiklerden birine yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı temeline dayanıyor.
“Mekke Anlaşması’nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını” vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.
“Anadolu’dan Hicaz’a, İslamabad’dan Riyad’a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır.”
Mekke anlaşmasına benzer dünyadaki anlaşmalar. Mekke anlaşmasının meşruiyetinin kanıtı bağlamında 11 önemli anlaşma.;
1.Nato anlaşmasının 5. maddesine istinaden yapılan anlaşma ve eylemler.
2.Rusya-Kuzey Kore anlaşması.149 milyar dolarlık harcamayı içeren anlaşmadır. Ukrayna savaşında test edildi. Kuzey Kore askerleri gitti. Ortak savunma anlaşması olduğu için hiçbir uluslararası tepkiyle karşılaşılmadı.
3.Çin -Kuzey Kore savunma anlaşmsı.1950-1958 anlaşmasına dayanan anlaşma. Tarihsel olacakta Kuzey Kore- Çin yakınlığı her alanda olduğu gibi ortak savunma alanında da devam etmektedir.
4.Mekke Savunma Anlaşması. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki anlaşmadır. Türkiye 2025 yılında savunmaya yaklaşık 30 milyar dolar harcarken, Pakistan 11,9 milyar dolar ve Suudi Arabistan 83,2 milyar dolar harcadı; bu da Riyad’ı dünyanın en büyük sekizinci askeri harcama yapan ülkesi yapıyor.
5. CSTO (Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü).Kolektif güvenlik anlaması Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Ermenistan arasında yapılan ortak savunma anlamasıdır.
6.Abd -Japonya ortak savunma anlaşması. Japonya 2025 yılında askeri harcamalarına 62,2 milyar dolar ayırırken, 2026 mali yılı savunma harcamaları 8,809 trilyon yen olarak belirlendi.
7.Abd -Güney Kore ortak savunma analiaması.28000 ABD askerinin yarımadada bulunması bunu kanıtıdır.
8.Abd- Filipinler ortak savunma anlaması.
9.Sahel devletler ittifakı ortak savunma anlaşması. Burkina Faso-Mali-Nijer arasındaki ortak savunma anlamasıdır.
10,ECOWAS kollektif güvenlik çerçevesi Anlaması. Burkina Faso, Mali ve Nijer’in çekilmesinin ardından 12 Batı Afrika ülkesi arasındaki savunma anlaşması.
11. AUKUS, 2021 yılında ilan edilen Avustralya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri arasında üçlü bir güvenlik anlaşmasıdır. Bu ittifak, özellikle Avustralya için nükleer enerjili denizaltı yeteneğine odaklanarak, daha derin askeri iş birliğini ve teknoloji paylaşımını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Anlaşma ayrıca yapay zekâ, siber savaş ve kuantum teknolojilerindeki ilerlemeleri de vurgulamaktadır
1815 ile 1944 yılları arasında karşılıklı savunmayı vaat eden ittifaklar çoğaldı, ancak savaşlar da bolca yaşandı. Fransa, madalyonun her iki yüzünü de gösteriyor: 1914’te, Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan etmesinden günler sonra, Paris, Moskova ile 1894’te imzaladığı ittifakın şartlarına uyarak derhal seferber oldu. Bu Mekke Ortak Savunma anlaşmasının geleceği bir noktada işi takip ve iyi yönetişimine bağlı olacaktır.
Bm,51. Madde: Sözü geçen 51. madde, BM üyesi ülkelere, silahlı saldırı halinde meşru müdafaa hakkı tanıyor. Birleşmiş Milletler antlaşmasının 51. maddesinde şu ifadeler yer alıyor:
“Bu Antlaşmanın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi’ne bildirilir ve Konsey’in işbu antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme yetki ve görevini hiçbir biçimde........
