menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Belirsizlik ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük

10 0
14.10.2026

{vendor_count} satıcılarını yönetin

Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Turizm Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Belirsizlik ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük

İnsanoğlu her daim zihninde netlik ister. Yarım kalmış cümleler, arkası karanlık bakışlar ve sonu belirsiz hikayeler sindirilmesi en zor olanlardır. Çoğu zaman canımızı yakan şey yaşanan olayın kendisinden ziyade, olayın etrafında dönüp duran ve bir türlü adlandırılamayan o koyu belirsizliktir.

Belirsizliğe tahammül edemeyişimiz, kontrolü elde tutma ve kendimizi koruma arzusundan doğar ve içine çekildiğiniz bir girdap gibidir. Net bir “hayır”, kesin bir “belki”den her zaman daha hafiftir. Çünkü zihin, belirsizliğin yarattığı o boşluğu kendi korkuları, hayalleri veya cevapsız sorularıyla doldurmaya başlar. Hatta rüyalarında cevap aramaya başlar insan. Ve bulur bazen de yüzleşir. Her şeyi netleştirir. Bir nebze de olsa bunu yapabilen zihin sanki o belirsiz durumdan sıyrılmaya başlar. Bu bir çeşit kendini koruma kapasitesidir. İşte bunu yapabilen zihin, söylenmemiş sözlerin ağırlığından kurtulmaya başlar. Ve böylelikle yanıt aramanın tahammülsüzlüğün zihne kurduğu bir çeşit tuzak olduğunu anlarsın.

Oysa hayat bazen bize en büyük dersi o belirsizliğin tam ortasında verir: her sorunun cevabı olmak zorunda değildir. Ve her insan aynı olgunlukta cevap veremez. Çünkü bazen cevabı kendi de bilmez. Henüz kendisinin cevabını bilmediği soruların yanıtını o kişiden beklemek ise en zor olanıdır bence. Burada net bir ayrıma varmak yine çok önemli; karşı tarafın suskunluğu, kaçamak adımları ya da kendi içindeki çelişkileri onun belirsizliğidir; senin değil. Sen dürüstçe adım attığında, sevgini ve merhametini hesapsızca ortaya koyduğunda zaten kendi netliğini yaşamış olursun. Karşı tarafın o belirsiz gölgede kalmayı seçmesi, senin kendi aydınlığından şüphe etmeni gerektirmez. Belirsizliğe olan tahammülsüzlüğü aşmanın tek yolu, karşı tarafın vereceği cevabı veya atacağı adımı beklemekten vazgeçip, kendi netliğini ilan etmektir.

İçimizdeki Aslanı Kim, Nasıl Öldürüyor?

Azerbaycan’da Din-Devlet İlişkileri ve Okullarda Başörtüsü (Dini Sembollerin Kullanımı): Anayasal Haklar ve İdari Uygulamaların Hukuki Analizi

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.

Giden mi, Kalan mı, Yoksa Bulunamayan mı?

Bilişsel Bağımlılık Yaratmadan Yapay Zekayı Kullanmak

Birliği ve Dirliği Sağlayan Bilge Liderler

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’nin Ardından

8 Mart Dünya Kadınlar Günü: Utanç Taraf Değiştirmeli

Su Üstüne Söylenebilenler

Türkiye İran İlişkilerine Değişik Düşünürlerin Gözünden Hareketle Ahlaki...

Uyuşturucu Batağındaki Gençlerin Suçlusu Kim Ola?

Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.236.966

Üniversitenin Görünmeyen........

© Akademik Akıl