AKP’nin 25 yılı ve azınlıklar
2002 seçimlerinden bu yanan ülkeyi yöneten AKP’nin 25. kuruluş yıldönümü, Cumhurbaşkanı ve partinin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Ankara Millet Bahçesi'ndeki miting ile kutlandı.
Mitingde "Daha yeni başlıyoruz" diyen Erdoğan, mevcut çözüm sürecine de değindi ve “Açın yolları büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor. Diyarbakır'a Türkiye'nin her şehrinden, dünyadan turist akacak. Tunceli'nin dağlarında barut değil çimen kokacak. Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları daha berrak akacak. Mardin'in camilerinde saf tutacağız. Şanlıurfa'da aynı ezanı dinleyeceğiz” dedi.
Bu 25 yıla pek çok açıdan bakılabilir ama şu kısa yazıda AKP ve azınlıklar üzerinde kısaca da olsa durmak kanımca iyi olur.
AKP’nin ilk yılları, parti açısından, siyasal İslam’a iktidarı tamamen (ya da hiç) terk etmeme yanlısı “klasik devlet” ile mücadele halinde geçti. AKP bu dönemde AB ile iyi ilişkiler içinde olmaya özen gösterdi, ayrıca bağrından çıktığı Milli Görüş hareketi ile arasına mesafe koydu ve Erbakan’ın aksine global finans sistemi ile sıkı ilişkiler kurmaya gayret etti. 28 Şubat deneyimini hatırlayan AKP, böylece TSK’nın kurallarını belirlediği siyasi zeminden kurtulmayı ve yeni bir “28 Şubat” ile karşılaşmamayı umuyordu. Bir anlamda AB ve global kapitalist sistemden bir “koruma zırhı” temin etmeyi amaçladı. Bir ölçüde........
