Çocuklar bir kentin kalbidir
Bu yazının başlığı ilk bakışta edebi bir benzetme gibi görünse de halk sağlığı literatürünün uzun zamandır ortaya koyduğu somut bir gerçeği yansıtıyor: Bir kentin çocukları sağlıklı büyüyebiliyorsa; temiz hava soluyabiliyor, güvenli su içebiliyor, sağlıklı gıdaya ulaşabiliyor ve oyun oynayabilecek güvenli alanlara sahip olabiliyorsa, o kent büyük ölçüde herkes için sağlıklı bir yaşam ortamı sunuyor demektir. Tersinden bakıldığında; çocuklarda görülen büyüme geriliği, solunum hastalıkları, obezite, kurşun başta olmak üzere toksik kimyasallara maruziyet ve yetersiz beslenme gibi sorunlar da kentin çevresel ve sosyal koşullarındaki yetersizliğin veya bozulmanın alarm veren göstergeleri olarak görülmelidir.
Çocuklar bir kentin kalbidir. Onların sağlığını korumaya yönelik her türlü çaba, eylem ve politika nihayetinde bir kenti tüm sakinleri için yaşanabilir ve sağlıklı kılacaktır.
Bugün birçok kentte gıda politikaları, haklı olarak çocukların yeterli ve dengeli gıdaya erişimini önceliyor. Bu önceliklendirme yanlış değil ama günümüz koşullarında artık epeyce yetersiz kaldığını da görmemiz gerekiyor.
Çocukların sağlıklı büyüyüp gelişebilmesi yalnızca yeterli ve dengeli beslenmelerine bağlı değil. Örneğin küresel bir sağlık krizine dönüşen ultra işlenmiş gıdaların kentteki bolluğu, çocukluk çağı obezitesi ve kentsel toksik maruziyet gibi sorunlar artık gıda politikalarının ana başlıkları arasına girmelidir.........
