menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DİP YAPMIŞ KAOS, TÜKENMİŞLİK İÇERİSİNDE AFYON FUTBOLUNDA YALNIZ YÜRÜYEREK SESSİZCE YAZILAN TARİH: EGE FK & SAFA FK…

2 0
previous day

Spor Yorumcusu İbrahim Akbal'ın kaleme aldığı işte o yazı...

Evet, bugünlerde onca kaosun, onca kötü haberin sarmaladığı Afyon futbolunda; bu kaotik ortamda sessizce, kıyıda köşede ilmik ilmik işlenen, tohumdan filizlenen ve Afyon’un futbolda Türkiye genelinde eğilen başını dik tutan, zedelenen itibarını bir nebze olsun rahatlatan ve marka değeri düşen, paslanan futbol imajını cilalayan iki kulüpten bahsedeceğim…

Safa FK ise U-17 Akademi Ligi’nde lider olarak play-off’lara kaldı. Çok enteresan bir hikâyesi var kulübün. Takım kaptanı Yasin Erçoban’ın geçtiğimiz yıllarda vefat eden abisinin isminin verildiği, babasının da kulüpte başkanlık yaptığı, rahmetli Abdullah’ı çok seven hocasının da hocalık yaptığı bir kulüp Safa. Kulüp hikâyesinden anlaşılacağı gibi maneviyatı üst düzey, aidiyeti ve adanmışlığı simgeleyen yüksek tutkulu bir profile sahip. Hem hocalar hem oyuncular bu hikâyenin bir figüranı olurken, hikâyeyi çok iyi benimsediklerini sahada yansıtıyorlar tüm futbolseverlere.

Efsane 2009 jenerasyonuyla yerel liglerde sayısız kupalar kazanan oluşum, Türkiye genelinde de dominant oyunuyla artık bir marka hâline geldi bu sezon performansıyla. Modern futbolun tüm gerekliliklerini uygulayan akademinin bu sezon oyunundan vazgeçmeden, yine ekol olmuş profesyonel seviyedeki belediye destekli illerin takımlarına karşı verdiği mücadele ve rakiplerine oyununu her yerde kabul ettiren, oyunundan vazgeçmeyen görüntüsü takdir kazandı.

Afyon futbolunda şu son zamanlarda boşalan tribünler, yaşanan kaosların arasından filizlenerek yükselen bir tohumun çiçeğe dönüşünü izledik. Sessizce büyüyen bir çiçek daha ve belki bugünleri onlardan başka hayal eden de yoktu. Yine aidatla ayakta kalan, belediye veya kamu desteği olmadan hayallerinin peşinden cesurca yürüyenlerin yazdığı bir tarih… Şimdi ülkenin Süper Lig altyapı takımlarına karşı da play-off’larda cesurca mücadele edecek bir avuç insan; belki kimsenin haberi olmadan, suya yazı yazar gibi, kimseden beklentisi olmadan…

Kulübün değerli hocaları Hüseyin Yaşar, İbrahim Kızılyel, Barış Birlik ve yöneticiler Ramazan Taşpınar ile başkan Şükrü Erçoban’ı tebrik ediyorum. Umarım ki sessizce, kimseden habersiz gittikleri o deplasmanlarda temsil ettikleri Afyon halkı bu kez arkalarında olur, bir nebze de olsa…

Ege FK, U-16 Akademi Ligi’nde play-off’lara kalmayı başardı. Efsane 2010 jenerasyonu ile bu sezon adım attığı Akademi Ligi’nde muazzam işler yaptılar sessizce Muaz hoca ve öğrencileri. Futbolda gelişmiş imkânları olan, belediyelerin desteğini arkasına alan ve aynı zamanda futbol ekolüne sahip illerin profesyonel takımlarının altyapılarına karşı elde edilmiş bir başarı bu.

Peki, Ege’nin arkasında kim var? Umuda yolculukta çıkmaz sokağa bile rastlasa girmekten gocunmayacak bir avuç aile, bir avuç hayallerinin peşine düşen genç ve beş tane cesur antrenör (Muaz, Mustafa, Ali, Hüseyin ve Emir hocalar)… İşte böyle bir hikâye; bir futbol okulu yapılanmasının geldiği nokta bu. Belki dört yıl önce bir kahve masasında futbolu yeni bırakmış iki arkadaşın çay yudumlarken kafa kafaya verip kurduğu hayallerin eriştiği; o gün anlatsan kendilerinin bile belki inanmayacağı bir nokta…

Tabii ki aidatla çevrilen bir kulüp ama hiçbir kamu desteği almadan da cesurca bu yolda tarih yazan bir kulüp. Afyon futbolunun şu kaos dolu, hüzün dolu zamanlarında gurur duyulacak bir başarıyı, bir teselli mahiyetinde yaşattılar Afyon’a sessiz sedasız.

Şimdi ülkenin futbolda ekol olmuş bir takımıyla hayalleri için, belki kimsenin haberi olmadan cesurca bir yolculuğun adımlarını hızlandırmak için mücadele edecekler. Kim bilir, belki birileri bu bir avuç insanın hayallerinin peşinden cesurca ilerleyip Afyon’un başını dik tutan yapılanmayı görür ve sahip çıkar. Destek olsa da olmasa da bu bir avuç insan o hayalden vazgeçmeden mücadelesini sürdürecektir yine sessizce…

Muaz Kurtay hoca nezdinde Mustafa Dalcıoğlu, Ali Yaman, Emir Zıbak ve Hüseyin Şahin hocayı; bu karanlıktan, ıssızlıktan güneşe koştukları ve gençlerin hayaline, bir şehrin umutlarına köprü oldukları için yürekten tebrik ederim. Umarım birileri de bu şehirde artık sessiz kalmaz…

Son birkaç söz ise TFF’ye… Hep eleştirmek olmaz. Özellikle bu projeleri hayata geçiren Emrah Bayraktar beye; amatörlere Akademi Ligi’nin kapısını açtığı, yerel amatörlerde ne kadar çığlık atsa da kendini fark ettiremeyen bir sürü gencin hayal kurma sebebi, hatta hayalin ötesinde kendini profesyonel kulüplere atma imkânına sahip olma şansını verdiği için; ülke futbolunda cesaret edilemeyen, devrim niteliğindeki bu kararı alıp cesurca uyguladığı için, bu kararı dikkate alıp uygulamaya koyan TFF geneline bir futbolsever olarak minnettar kaldığımı ve teşekkür ettiğimi beyan etmek istiyorum…

Son bir söz ise Afyon’a: Bu büyük ve potansiyeli yüksek şehirde futbol yaşamalı, büyümeli; spor da hakeza gençlerimiz için büyür ve yürür hâlde olmalı. Yalnız sessiz ve duyarsız kalınan yapılanmaların desteğe ihtiyacı var. Bu şehir için, bu gençlik için lütfen sessiz kalmayalım; birlik olalım. Yürüyeni koşturmak varken önlerine engel çıkarmayalım, duyarsız kalmayalım…


© Afyon Postası