menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tahvil Faizi Yükselirken Borsa Neden Düştü?

15 0
08.10.2026

New York borsasında hava bir günde tersine döndü. Bir önceki seansta S&P 500 ve Nasdaq rekor seviyelerden kapanırken, takip eden günde her iki endeks de yüzde 0,22 geriledi. S&P 500 7.801,77 puana, Nasdaq ise 27.538,69 puana indi. Bu tür sert yön değişimlerinde akla hemen "Ne oldu da piyasa bozuldu?" sorusu geliyor. Cevabın önemli bir kısmı hisse tarafında değil, tahvil tarafında saklı.

ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvilinin faizi gün içinde yüzde 5,36 ile Nisan 2002'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. 30 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,73 ile Mayıs 2002'den bu yana zirveyi test etti. Tahvil faizinin bu denli yükselmesi, piyasa dilinde genellikle "paranın fiyatı arttı" anlamına geliyor. Devlet tahvili, riski düşük bir araç olduğu için faizi yükseldikçe yatırımcı için hisse senedine alternatif haline geliyor. Bu yüzden tahvil faizlerindeki tırmanış, hisse değerlemeleri üzerinde doğrudan bir baskı unsuru olarak okunuyor.

Ancak günün tamamı tek yönlü geçmedi. 10 yıllık tahvil faizi, ABD Hazinesi'nin düzenlediği 39 milyar dolarlık tahvil ihalesinin güçlü taleple karşılanmasının ardından yükselişini sınırlayarak yüzde 5,28 seviyesine geriledi. Buradan çıkan mesaj şu: Piyasada tahvile talep var, fakat bu talep ancak belirli bir getiri seviyesinde geliyor. Yatırımcı, enflasyon ve faiz belirsizliğini fiyatlamadan uzun vadeli bir kâğıda bağlanmak istemiyor.

Peki bu belirsizliğin kaynağı ne? Fed'in eylül toplantı tutanakları, yıl sonuna kadar politika faizinde bir artışa daha gidilmesinin muhtemel olduğunu ortaya koydu. Hatırlatmak gerekirse eylül toplantısında 25 baz puanlık bir artırım yapılmıştı. Tutanakların bu yönde bir sinyal vermesi, tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareketin en somut gerekçelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Buna karşılık bir önceki seansın iyimserliği farklı bir veriye dayanıyordu. ABD'de açıklanan ve iş gücü piyasasında soğumaya işaret eden istihdam verileri, Fed'in faiz artırmayacağı yönündeki beklentileri güçlendirmişti. O gün para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in politika faizini sabit tutacağına ilişkin beklenti yüzde 80 seviyesindeydi. Görüldüğü gibi piyasa, birbirini izleyen iki günde iki farklı veri setine iki farklı tepki verdi. Bu, veri akışının ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor.

Fed cephesinden gelen açıklamalar da tek sesli değil. Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid, enflasyonun düşürülmesi için bankanın daha fazla adım........

© ABC Gazetesi