menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bekin’in Sözleri ve Parti İçi Hesaplaşma Sinyali

15 0
06.10.2026

TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin’in sözleri, kendi partisinin iç tartışmasını Meclis kürsüsünün ışığına taşıdı. Bekin’in hedefinde, partisinin Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç’ın “Son Ispartalı” adlı kitabında yer alan 28 Şubat değerlendirmeleri vardı. Bekin, bu değerlendirmelerin Milli Görüş çizgisiyle bağdaşmadığını savundu ve sert ifadeler kullandı. Bu, günlük siyasetin sıradan bir açıklaması değil; bir partinin hafızası, kimliği ve geleceği üzerine yürütülen bir tartışmanın kamuya taşınmasıdır.

Bekin’in açıklamasının merkezinde 28 Şubat dönemine dair bir okuma farkı var. 28 Şubat, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde inanan ve mütedeyyin insanlara yönelik bir zulüm mekanizması olarak anılagelmiştir; en azından Milli Görüş geleneğinde bu böyledir. Bekin, kitaptaki ifadeleri “FETÖ retoriği” olarak nitelendirerek, bu okumanın kendi siyasi geleneğiyle uyuşmadığını söyledi. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bekin bir kitabı değil, bir zihniyeti hedef aldığını iddia ediyor. Ona göre sorun, tek tek cümleler değil; o cümlelerin arkasındaki tarih anlatısıdır.

Parti yönetimine ve Genel Başkan’a seslenen Bekin’in şu ifadeleri, tartışmanın ağırlığını gösteriyor:

“Eğer bundan sonra Milli Görüş adına konuşulacak ve Milli Görüş adına milyonlardan oy istenecekse bu iftiranın gölgesinde, bu hakaretin karşısında sinmek, intihar pimini çekmekten farksızdır. Sorumluluğum ve ilkesel duruşum nedeniyle Muhterem Genel Başkanıma ve parti yönetimine tekrar sesleniyorum; eğer Yeniden Refah Partisi 28 Şubat'ın karşısında değilse, 28 Şubat'ın inanan ve mütedeyyin insanlara bir zulüm mekanizması olduğunu kabullenmiyorsa sessizlik ve kabullenmemek onların tercihidir.”

Bu sözler, bir milletvekilinin kendi partisinin karar organlarına yönelik açık bir meydan okuması olarak okunabilir. Bekin, “sessizlik ve kabullenmemek” ifadesiyle, partisinin 28 Şubat karşısındaki tutumunu netleştirmesini istiyor. Bu, yalnızca bir kitap eleştirisi değil; aynı zamanda bir sadakat ve ilke sınavı çağrısıdır. Bekin’in “intihar pimini çekmekten farksızdır” benzetmesi ise meselenin ne kadar hayati görüldüğünü ortaya koyuyor.

Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bekin’e, YRP’den istifa edip etmeyeceği veya başka bir partiye geçip geçmeyeceği de soruldu. Bekin, bu konuda henüz nihai bir karar vermediğini belirtti. Kendisine destek veren vatandaşlar ve seçmenleriyle yapacağı istişarelerin ardından kararını........

© ABC Gazetesi