Dört element ile karanlığın tarifi
İrlandalı yazar John Boyne'un, kendi geçmişinden de derin travmatik izler taşıyan "Elementler" dörtlemesi, "Hava" ile tamamlandı. Olayların ve karakterlerin birbirine sürpriz bir biçimde eklemlendiği, farklı yazgıların birbirinde yankısını bulduğu dörtlemenin ana teması, çocuk istismarı.
Küçük yaştaki çocukların istismarı ve taciz vakaları sadece bizim ülkemizin aile ve toplumsal hayatının karanlık yüzü değil. Sayısız insan, kendi aile ortamında, ki yakın çevresinde ve okul, yetiştirme yurtlarında
ve yatılı kurslarda bu zorbalığa maruz kalıyor. Susuyorlar, çünkü konuştuklarında büyüklerin ortamında savaşmaları gerekiyor. Kendisine bu zorbalığı yapanlar, başka büyükler tarafından korunuyor. Zaman zaman siyasetçiler, sorumlu merciiler bile bu olayları görmezden geliyor, 'münferit' olarak değerlendiriyor. Mağdur derin bir utancın içine hapsolduğuyla kalırken, çevresi tarafından yalnızlığa ve çaresizliğe mahkum edilirken suçlular yeni zalimlikleri için cesaret buluyor.
Çizgili Pijamalı Çocuk (Tudem Yayınları) ile dünya çapında üne kavuşmuş, ülkemizde de çok satmış İrlandalı yazar John Boyne, 80'li yıllarda bizzat tanıklık ettiği istismar meselesini "Su", "Toprak", "Ateş" ve "Hava" adlı romanlarından oluşan dörtlemesi "Elementler"de açık yüreklilikle anlatıyor. Açık yüreklilikle diyorum, çünkü ve ne yazık ki bu kitapta farklı yönleriyle dile getirilen çocuk istismarı, bizzat yazarın yatılı okulda yaşadığı bir taciz olayından esinlenilmiş. Bu dörtleme o durumun edebiyata yansımasından, kendini edebiyatın iyileştirici gücüne emanet etmesinden ibaret. Kendisi de bir söyleşide bu durumu şöyle açıklamıştı:
"Elementler tamamlandı. Ve ben de içimde yıllar boyunca süregelen hesaplaşmaya son noktayı koydum. Artık önüme, yazacağım başka kitaplara ve meselelere bakıyorum." .
ELEMENTLER DİLE GELSE...
Sistematik istismar, John Boyne'un sadece bu dörtlemede değil pek çok romanında ele aldığı bir konu. Bu romanı bu anlamda özel kılan şey, farklı istismar türlerinin birbiriyle ilgisi yokmuş gibi görünen farklı olayların izdüşümleriyle ve ilginç bir kurguyla ele alınmış olması. İlk kitabı bitirip de, "E yani, hepsi bu muydu? deyip diğer kitapları okumamayı düşünen pek çok okur tanıyorum. Oysa bazı kahramanları, bazı olayların izdüşümüyle birbirini tamamlayan ve çok ilginç bir final yapan dörtleme bu. Yani tamamı okunduğunda gerçek bir bütünlüğe ve mesajını tamamlayan dönüşen içli bir nehir serüven. Her bir karakterin, kuşaktan kuşağa benzer mekanlarda yankılandığı ilginç bir kurmaca örneği. Din, mezhep, dil, sosyal hayat ve coğrafya farklılıklarına karşın okurunda güçlü bir empati yaratabilen... Öyle benzerine her zaman rastlayamayacağınız güzellikte ve her biri adında farklı bir elementin metaforuyla anlam kazanan romanlar.
GEÇMİŞ, NE KADAR GEÇMİŞTE KALABİLİR
Dörtlemenin ilk kitabı "Su"nun baş karakteri Vanessa Carvin, suyun bir metafor olarak karşılığını kendi yaşadıkları üzerinden şöyle ifade ediyor:
"Su benim felaketim oldu. Ailemin felaketi oldu. (...) İçimiz suyla kaplıdır. İçeriz suyu. Hayatımız boyunca çekiliriz ona. (...) berbat bir şeydir su. Öldürür insanı."
Aile içinde yaşadığı korkunç olayları unutmak ve mümkünse izole bir yerde 'sıfır' noktasında yaşamak üzere küçük bir adaya sığınan Vanessa Carvin'in hikayesinde John Boyne, acı ya da tatlı yaşanmış bir geçmişi geride bırakmanın mümkün olup olmadığını sorguluyor.
TOPRAK KOKUSU İNSANI ÇEKER
İlk hikayede, şöyle bir adını işittiğimiz, adadaki birkaç küçük olaya adı karışan Evan Keogh, ikinci kitap "Toprak"ın kahramanı. Bir cehenneme dönmüş baba evinden Vanessa Carvin'in aksine ana karaya kaçan Evan Keogh'u "Toprak"ta bir cürüm ve cinayet davası sanığı futbolcu olarak görüyoruz. Aslında bir pişmanlığın nasıl ve ne kadar sürebileceğinin hikayesi içinde tanıyoruz genç futbolcuyu. O da içini 'toprak metaforuyla şöyle döküyor:
"Bir daha asla görmeyeceğime emin olduğum iki şeyi; adanın nemli, gri toprağını ve yağmurdan sonra havaya yükselen o tatlı kokuyu düşlediğimi gördüm rüyamda. Annem bana bir keresinde, o güzel kokunun, ıslandıklarında toprakta lifler oluşturup havaya sporla dolu aromatik buharlar salan........
