menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barınak Gönüllüsü Olmaya Var mısınız?

21 0
03.06.2026

Yakın zamana kadar her mahallenin köpeği vardı. Gündüz yarı yıkılmış bir evin bahçesinde, boş bir arsada, kışın soğuktan yazın güneşten korunur akşam üzerleri dolaşmaya çıkarlardı. Nedense mahalle köpeklerinin isimleri aynıydı. Garip, Pamuk ya da Karabaş. Evlerde artan yemekler kapıların önündeki eski tabaklara dökülür, köpeklerin ne zaman gelip yedikleri bile görülmezdi. Gece boyunca mahalleyi korur, ev oturmasından dönenlere, işten geç vakit gelen mahalle sakinlerine evlerine kadar eşlik eder, herkes uyurken mahalleyi ziyaret eden hırsızlara göz açtırmazlardı. Ama zamanla mahalleler azaldı, yaşamlar apartmanlara taşındı. Kısırlaştırma ve aşılama yapılmaması nedeniyle köpekler ve hastalıkları arttı. Onları doyuran, seven mahallelerde bile zaman aleyhlerine işledi. Çoğalan nüfusları, havlamaları ile dikkat çektiler. Artık sevilmiyorlar kovalanıyorlardı. 2024 yılında çıkarılan yasadan sonra ise “sokaklarda yaşaması istenmeyen” canlılar oldular. Yaşam hakları gasp edildi, yaşadıkları yerlerden, sevdikleri insanlardan uzaklaştırıldılar, barınaklara kapatıldılar.

Yaşamın değiştiği gün

Karabaş’ın yaşam yolculuğu da böyle ilerledi. Henüz bebekken yolu şirin bir mahalleye düşmüştü. Bakkal dükkanının yanında oturur gelen gideni seyrederdi. Her akşamüzeri birkaç aile yemek kabını doldurur o da büyük bir iştahla yerdi. Yağmurlu bir gündü. Okul çocukları birer birer önünden geçiyor çoğu başını okşuyordu. Ortalık sakinleşti sonra. Bakkal kapandı. Karnı acıkmaya başlamıştı. Birden boynunun alt tarafında bir ağrı hissetti. Vücudu uyuşmaya başladı, kımıldayamıyordu. Üzerine çullanıp boynuna ip doladılar, sürüklemeye başladılar. İp boğazını sıkıyordu, nefes alamıyordu. Arabanın içine fırlattılar. Kafası yana düştü.

Saatler sonra kendine gelir gibi oldu. Nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Buz gibi bir betonun üzerinde yatıyor titriyordu. Kulaklarında onlarca köpeğin havlaması yankılandı. Gözlerini zorlukla araladı. Bütün vücudu ağrıyordu. Gücü gözlerini açık tutmaya yetmedi. Yeniden uykuya daldı. İki gün uyanamadı. Aç, susuz öylece yattı. Uyuşturucu iğnenin dozu fazla gelmişti.

Barınaktaki bir köpeğin gün boyunca gördüğü tek kişi,........

© 9 Eylül Gazetesi