Vazgeçilmez başbelası!
Hoş bu başlıktan sektör mensupları hoşlanmayacak ama…
O olmazsa hayat olağanüstü zorlaşacak, olursa da olmuyor. İnsanlığın vazgeçemediği baş belası: Plastik
Yeni doğanların dahi vücudunda mikroplastikler tespit ediliyor artık. O çok sevdiğimiz balık ve deniz ürünlerinin dokuları mikroplastik dolu. Afiyetle yedikçe biz de mikroplastikleniyoruz, hatta dediğim gibi ana karnındaki henüz doğmamış bebeklere kadar mikroplastikler hayatımızı tehdit ediyor. Kanser, cilt hastalıkları, organ hasarları vs. gibi rahatsızlıklara sebep oluyorlar.
Doğaya atılan plastik malzemeler çok uzun sürelerde yok oluyor biliyorsunuz. Bu yok oluş sırasında önce küçük parçacıklara ayrılıyor, bu parçacıklar da canlıları tehdit ediyor. En çok da denize karışan plastik atıklar ki günlük 8-9 milyon ton plastik atığı okyanuslara atılıyor. Deniz suyunda parçalanan bu atıklar, giderek küçülüyor ve birkaç milimetre büyüklüğe hatta nano boyuta kadar iniyor. Bunlar da önce deniz canlılarının dokularına ve bedenlerine nüfuz ediyor. Yaşam zinciri içinde de bunları tüketen diğer deniz ve kara canlılarına geçiyor. Deniz canlılarının yaşadıkları ortam nedeni ile mikroplastiklerden kurtulma şansları hiç yok.
Aslında bu bela yaklaşık 50 yıldır hayatımızda olmasına rağmen, ilk alarm bilim adamları tarafından 2012 yılında verildi. Anne karnındaki bebeklerde de tespit edilince daha da dikkat çeken mikroplastik sorunu, gelecekte de maalesef insanlığı........
