KKTC liderinin sözlerinin hangisi doğru?
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, birkaç gün önce, Kıbrıslı Türklerin uluslararası temaslarını sürdürme ve Kıbrıs sorununda müzakere masasında kalma konusundaki tutumunu yineledi.Erhürman, görevi boyunca halkın hakları, güvenliği ve eşitliğinden vazgeçmeyeceğini vurguladı. Doğru bir tavır.
Aynı Erhürman, geçtiğimiz haftalarda da şöyle demişti: “Ne olursa olsun sabrımız taşmaz. Ne olursa olsun görüşmelerden vazgeçmeyiz… Ne öfkemize yeniliriz, ne soğukkanlılığımızı yitiririz, ne de sabrımız taşar”. Yanlış bir tavır.
KKTC liderinin, adadaki Türklerin eşitliği ve egemenliği konusundaki sözleri ne kadar doğru ise görüşmelerden ne olursa olsun vazgeçmeyecekleri yönündeki sözleri o kadar yanlıştır. Çünkü bu tavır onun sabrını ve dirayetini değil, ödün vermeye hazır olduğunu gösterir.
Kıbrıs adasındaki iki liderin 26 Ağustos’ta yaptıkları yaklaşık 3 saatlik görüşmede, adada kalıcı çözüm için haftada bir kez, gerekirse daha fazla görüşme yapılacağı kararlaştırılmıştı.
Görüyoruz, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için pek hevesli. Peki, hevesli olduğu ölçüde iyi niyetli mi, samimi mi? Hayır.
Guterres’in, BM’nin önceki genel sekreterlerinden olan, soyadıyla anılan plandan hatırladığımız Kofi Annan’dan bir farkı var mı, Kıbrıs konusunda? Hayır.
Annan Planı’nı şeker sosuyla, çikolata sosuyla tatlandırıp, önümüze mi getiriyor bir kez daha? Evet.
ANNAN PLANI’NDAN GUTERRES’E NE DEĞİŞTİ?
Anımsıyoruz, Annan Planı 24 Nisan 2004 tarihinde oylandığında, Türkiye’de hükümetten büyük sermayeye dek geniş bir kesim, evet çıkması için seferber olmuştu. ABD ve AB de planın geçmesini çok istiyordu. Adadaki Türkler üzerinde büyük baskı kurulmuştu evet çıkması için. KKTC kurucu cumhurbaşkanı, milli kahraman, Türk devlet adamı geleneğinin son seçkin temsilcisi Rauf Denktaş plana karşıydı. Türkiye arkasında değildi Denktaş’ın. TBMM’de konuşma yapmak istediğinde, engellenmişti. Kamuoyu önünde, “Gitsin kendi meclisinde konuşsun”, “Söyleyin ona, danışmanlarını gözden geçirsin”, “çözümü tıkayan adam” diye azarlanmıştı. Medyada sesini duyuramadığından, meramını anlatabilmek için, Kurtlar Vadisi dizisinde konuk oyuncu olarak yer almıştı. Sonuçta Türk tarafı yüzde 65 evet, Rum tarafı yüzde 75 hayır dediğinden, plan reddedilmişti.
Annan Planı, tepeden tırnağa Rumlar lehineydi. Planın hazırlık aşamasında Rumların haberi vardı. İngiliz ve Avrupalı diplomatlar planın içeriği hakkında Rumları ve Yunanistan’ı bilgilendiriyorlardı. Türkiye, planın tamamını okuyup........
