Berlin ve Avrupa'da sol aramak: Yok ki!
Avrupa'da yeni bir şey var, doğru. Biz, “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” diye Türkçeleştirerek dilimize almıştık Erich Maria Remarque'ın ünlü yapıtını: “Im Westen nichts Neues”.
Her yeninin iyi bir şey olmadığını hatırlatan bir gelişme içindeyiz.
Durum Remarque'ın başlığının tam tersi: Batı'da eskinin ürünü, ama ondan farklı gericilikte bir yeni gelişme var. ABD'nin başında zaten nasıl tuhaf bir adamın olduğu belli. Onu Batı Avrupa izleyecek, bu da anlaşıldı. Zaten epeydir gündemdeydi.
Avrupa, kimilerine göre tekrar 1930'lara dönüyor; ama o yıllardaki delirmeden daha farklı bir delirme bu. Hitler-Mussolini-Franco-Salazar vs. yolunu aynen izlemeye kimsenin niyeti yok. Zaten buna ihracat bağımlısı imalat sanayii ile finans endüstrisinin izni de yok. Ama ortada adım adım halkların üzerine gelen yeni bir baskı rejimi var.
Bunu çözümlemek ve tanımlamak zorundayız.
Biz bugün Berlin'de sahneye çıkan sola bakalım.
ELİF ERALPLERİN ÇOCUKÇA FANTAZİLERİ
Malum, Elif Eralp, bu kentte hiç olmayan bir iş başardı. Sol Parti (Die Linke) adayı olarak eyalet başbakanı ve büyük şehir belediye başkanlığı için yapılan seçimde sandıktan birinci parti çıktı. Bu koltuğa oturup oturamayacağı belirsiz. Gelse neler yapabileceği de soru işaretleriyle dolu. Bir ışık olduğu, temelsiz iddialardandır. Neden mi?
Yanıtı çok. Ama onların en önemlisi herhalde bu partinin sosyalizm anlamında bir solculukla herhangi bir ilişkisinin bulunmamasıdır. Bu görmezlikten geliniyor. Eralp ve arkadaşlarının ağzından çok zor ve arada bir çıkan içi boşaltılmış sosyalizmin toplumsal bir aşkınlıkla hiçbir ilgisi yok.
Adına bakmayın: Bizde de var böyleleri... Parti değil, sıradan bir “sermaye için kestaneleri ateşten alma tarikatı” ve “cemaatiyle” karşı karşıyayız.
Tüm solcu çağrışımları ezen bir operasyon geliyor aslında. Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekipleri ne kadar solcuysa, Elif Eralp ve solculuğu sınıftan çoktan koparmış bazı kimlikçi pankartlarla politika yaptığını sanan partisi Die Linke (Sol Parti) de o kadar solcu.
Buna rağmen sandıktan ilk sırada çıktı diye tüm sistemden dayak yemesi bir başka konudur.
Sonuçta bizim bütün bu operasyonlara bir neden bulmamız gerekiyor. Kuğunun Ölümü'nü ve Hemingway'in “Yaşlı Adam ve Deniz”indeki yolda kemirilen, küçülen büyük balığı........
