Adresi çalınmış Atatürkçüler
Son günlerde özellikle, Atatürkçü kesimden, antiemperyalist çizgideki merkez sağ, merkez ve sol seçmenlerden CHP’ye yönelik eleştiriler artıyor. Eleştirilerin odağında ise CHP’nin Kürt seçmene yaranmak için PKK ve DEM parti ile aynı tonda bir Kürt Sorunu ve eşit yurttaşlık söyleminde bulunması.
PKK’nın, DEM’in ve açılım sürecini destekleyen iktidar cephesinin Kürt Sorunu tanımı Lozan’ı hedefliyor. Açılım komisyonunda Türkiye Cumhuriyetinin taşıyıcı iki temel kolonu, ulus devlet ve laik devlet yapısı hedef alınıyor.
Kürt sorununun temel nedeni orta çağdan kalan feodal yapılar, toprak ağalığı ve tarikat örgütlenmeleridir. CHP’nin bu sorunları görmezden gelerek, sınıfsal bağlamından kopararak, Lozan’ı tartışmaya açanlara yol vermesi laik ve üniter devlet yanlısı büyük bir kitlenin hayal kırıklığıdır.
Özgür Özel, CHP’yi eleştirenlere “Ayar vermeyin” diyor. Elbette ayar vermiyoruz, elbette CHP kendi politikalarını kendi belirleyecektir. Ancak ulus devlet ve laik devletin saldırı altında olduğu bir dönemde kurucu partinin devamı iddiasındaki partiden beklenen, Cumhuriyetin ilkelerine sahip çıkmaktı. Türkiye Cumhuriyetinin CHP’ye ihtiyacı vardı. Ama CHP’nin kaptan köşkünde yenilenme olmasına rağmen, geminin rotasında bir yenilenme yok. Siyasal İslamcılara, ayrılıkçı Kürtlere ve neoliberal düşünceye yaranma politikası devam ediyor. Hem bu politikalara devam edip hem de eleştirilere karşı “Ayar vermeyin” dersen, CHP’ye mecburen oy vermek zorunda hissedenlerden oy isteme hakkın da kalmaz.
Buradan şuraya geleceğim. Gelir dağılımındaki bunca bozulmaya rağmen, yapılan anketlerde CHP, AKP’nin ancak iki puan kadar önünde çıkıyor. Fakat, Türkiye’nin sorunlarını kim çözer sorusuyla yapılan araştırmalarda durum tam bir felaket.
En son iki ay kadar önce ASAL araştırma şirketinin yayınladığı araştırmaya göre, Türkiye’nin sorunlarını kim çözer? Yanıtlar şöyle:
Yüzde 36, hiçbir siyasi parti… (Bir yıl önce yüzde 40.2 )
Yüzde 23.2 AKP… (Bir yıl önce yüzde 20)
Yüzde 19.6 CHP… (Bir yıl önce 18.3)
Bu oranlar aslında kararsızların da oyunu gösteriyor. Ancak daha vahimi şu: Seçmen, sorunların çözümünde, sorunların kaynağı olan AKP’ye CHP’den daha fazla güveniyor.
Biz ekonomide çok sık bir cümle kullanırız. “Alınan ekonomik kararlarda herkesi memnun edemezsin. Birileri mutlaka o karardan zarar görür. Örnek olarak, faizleri artırırsan bir kesim........
