menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Körfez’de büyük hesaplaşma

37 0
15.05.2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Basra Körfezi’nde yer alan ve monarşik geleneklere sahip yedi küçük şeyhlikten oluşan federal bir yapıdır. Arap dünyasında şehir merkezli federatif yapılanmanın en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkan BAE, ekonomik gücünü büyük ölçüde petrol ve doğal gaz gelirlerinden elde etmektedir. Bununla birlikte ülke, yalnızca enerji ihracatına dayalı bir ekonomiyle sınırlı kalmamış, yeşil enerji, sivil nükleer enerji, savunma sanayii, siber teknoloji, yapay zekâ ve uzay teknolojileri gibi alanlarda da önemli yatırımlar yapmıştır.

Ekonomik kapasitesi, stratejik coğrafi konumu ve küresel ticaret ağlarıyla kurduğu ilişkiler sayesinde BAE, zamanla yalnızca ekonomik bir aktör değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve jeopolitik dengelerde etkili bir ülke hâline gelmiştir.

BAE- İran gerginliğinde tarihsel geçmiş

BAE ile İran arasındaki ilişkiler, yalnızca güncel bölgesel krizler üzerinden değil, tarihsel ve jeopolitik rekabet çerçevesinde değerlendirilmelidir. İngiltere’nin 1971 yılında Basra Körfezi ve Süveyş Kanalı'ndan çekilmesi bölgede önemli bir güç boşluğu oluşturmuş ve yeni güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. Bu süreçte ortaya çıkan temel anlaşmazlıklardan biri, Basra Körfezi’ndeki Büyük Tunb, Küçük Tunb ve Ebu Musa adaları üzerindeki hak iddiaları meselesidir.

İran ile BAE arasındaki ilişkilerin temel anlaşmazlık konularından biri hâline gelen bu adalar sorunu, iki ülke arasındaki siyasi güvensizliği kalıcı hâle getirmiştir. BAE, 2018 yılında Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (KOEP) ABD’nin çekilmesini destekleyip İran’a yönelik yaptırımlara yakın bir pozisyon alması BAE ve İran arasındaki gerilimi daha da artırmıştır.

Bununla birlikte iki ülke arasındaki ilişki aynı zamanda ekonomik bağımlılık ve karşılıklı çıkarları da içerir. İran’ın BAE’yi doğrudan varoluşsal bir tehdit olarak görmediği, ancak kendi ulusal güvenliğini tehdit edecek bir cepheye dönüşmesini engellemeye çalıştığı söylenebilir.

Arap Baharı Sonrası BAE’nin Bölgesel Faaliyetleri

2011 yılında gerçekleşen Arap Baharı sonrasında BAE’nin dış politika yaklaşımında belirgin bir değişim yaşanmıştır. Daha önce büyük ölçüde Suudi Arabistan’ın gölgesinde kalan BAE, bu süreçten sonra daha aktif ve müdahaleci bir dış politika izlemeye başlamıştır.

BAE, Yemen, Libya ve Sudan gibi kriz alanlarında doğrudan veya dolaylı biçimde etkili olmuş, liman yatırımları, askerî üsler ve vekâlet aktörleri üzerinden bölgesel nüfuz alanı oluşturmaya çalışmıştır. Aynı zamanda Batılı ülkelerle ortak hareket ederek IŞİD gibi radikal örgütlerle mücadelede etmiş ve güvenlik iş birliğini güçlendirmiştir.

BAE'nin başkenti ve en zengin emirliği olan Abu Dabi, İran’ın bölgesel etkisini sınırlandırmayı temel güvenlik önceliklerinden biri olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle BAE, ABD’nin İran’a yönelik baskı politikasını destekleyen Körfez ülkeleri arasında ön........

© 12punto