menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suçun toplumsallaşması ve güç düzeni

6 0
previous day

“Bunalıyoruz çocuk bunalıyoruz,

Biçim veremediğimiz şeylerin

Gazetelerden okuyoruz adları rüşvetle, yolsuzlukla, kirli ilişkiler yahut kara para ile anılıyor; yargılanmıyorlar lakin, türlü koruma kalkanı ile hepimizin gözü önünde “itibarlı” veya “sevilen” kişi olarak boy gösteriyorlar. 

Hepimizin mi?! Burada biraz durmamız gerekiyor sanırım. Aslında “hepimiz” diye tarif ettiğim kümedeki birileri tam da bu sevimli ya da itibarlı kişi payesinin sorumluları. Yani onlara göre bu isimler öyle adı suçla ilişkilendirilecek birileri değil.

Davet ettikleri geceler söylüyor bunu. Bir bakıyorsunuz iş adamları gecesindeler, vakıf yararına düzenlenen yemeklerde görüyoruz onları, dahası köy pikniklerinde bile boy gösteriyorlar. Kurum  başkanları gülücükler eşliğinde poz veriyor, geceye katılanlar malum kişilerle aynı karede çekilmiş fotoğraflarını paylaşıyor, pikniklerde el üstünde tutuluyorlar. İddialar, iddianameler, yaşadıkları hayat ayrı; halk ayrı konuşuyor.

Peki, halk sevinç gösterileri ışığında sahiplendikleri kişinin suçla ilişkilendirilen yüzünü hiç mi görmüyor, hiç mi duymuyorlar onca iddiayı?

Bir kısmı neredeyse hiç duymuyor.

Zira haber aldıkları gazeteler, izledikleri haber kanalları ücreti mukabilinde gerçekleri gizlediği için, olan biten, hiç olmamış varsayılıyor. Duyan, bilene aşk olsun.

Bir kısmı ise gerçeklerden........

© 12punto