Stand-Up’ın Yeni Markası: Tuz ve Hıyar
Son dört yıldır LinkedIn paylaşımlarımda paylaştıklarım için “bu da mı oldu?” demekten umarım sıkılmadınız. Evet, bu da oldu ve çoğunu az ya da çok tanıdığım ve sevdiğim insanların karşısında sahneye çıkıp stand-up yaptım. Üstelik Kadıköy’de, son dönemde en çok buluşmalarımı yaptığım; konserler, etkinlikler izlediğim Komünite sahnesinde… Üstelik 60–70 kişilik biletli bir seyirci karşısında. Şuursuzca ve gençleri kırmamak için “evet” dediğim bu gösteri, geçen hafta oldu (ve bitti).
Sahneye çıkar çıkmaz “fotoğraf ve kayıt yok, burada olan burada kalacak” uyarısıyla başladım. Davetiyede arkadaşlar merak yaratmak için “eski bir genel müdürün stand-up şovu” yazmışlar ve bayağı bir merak uyandırmışlardı. Zaten klasik bir stand-up gösterisi olamazdı. Stand-up’a gidecek olsaydık hep beraber toplanır, Tuz-Biber gösterilerine giderdik. Oysa bu gösterinin adı Tuz ve Hıyar oldu Eşimin benim için yaptığı bir yakıştırma bu.
Efes’ten ayrıldıktan sonra daha fazla birlikte zaman geçirmeye başladık. Ve hayretler içerisinde benim o işten bu işe, o toplantıdan bu toplantıya koşmamı izliyor. Her gün 4–5 farklı alanda, en az 3–4 kişiyle yaptığım buluşmaları, Zoom’ları takip etmeye çalışıyor. Soranlara da şunu diyor: “Kim ‘bende hıyar var’ derse, Tuğrul ‘bende tuz var’ diye koşuyor. Yeni işi bu.”
Bu nedenle gösterinin adı, benim çok severek takip ettiğim Tuz- Biber gösterisi değil; bana uygun şekilde Tuz-Hıyar oldu. Yaklaşık 1,5 ay........
