menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Neden Harekete Geçmeyiz?

6 0
02.02.2026

“Yine mi harekete geçme meselesi?” diye aklınızdan geçirmiş olabilirsiniz. Evet, yine bu meseleyi konuşacağız. Çünkü bunu gerçekten dert eden bir ekibin parçasıyız ve cevabımız net: devam.

Şu tuhaf çelişkiye bir bakın. Maaş aldığımız işlerde, bize verilen her göreve neredeyse otomatik olarak girişiyoruz. Ama bizi dönüştürecek, geliştirecek, iyi hissettirecek adımlara gelince mesafeli duruyoruz.

Ne kendimiz başlamaya hazırız ne de yakınımız bir şeye niyetlendiğinde destek oluyoruz. “Aman ne gerek var”, “İyi böyle”, “Zaten iş ve hayat yeterince vakit alıyor” deyip kendi hayatımızı kendimiz dolduruyoruz. Kendimiz için bir alan açamamayı neredeyse normal kabul ediyoruz.

Oysa sevmediğimiz işleri tekrar tekrar yaparken, bayılmadığımız insanlarla gün geçirirken; bize gerçekten iyi gelecek meseleleri çözmek için kendimizi nasıl bu kadar kolay durdurabiliyoruz? Asıl soru bu.

Harekete geçmek sandığımız kadar büyük, karmaşık bir şey değil. Düşünmek, karar vermek, kalemi eline almak, birini aramak, bir mesaj atmak, bir görüşme yapmak kadar basit bir eylem. “Mutlaka deneyin, seveceksiniz” demiyorum. Ama şu soruyu sormak önemli:

-Hangi mesele çözülürse kendinizi daha iyi hissedersiniz?

-Hangi alan sizi içine çekiyor?

-Her gördüğünüzde okumaya, dinlemeye devam ettiğiniz konu hangisi?

İşte hareket tam orada başlıyor. Küçük adımlar büyük sonuçlar yaratıyor. Dünyayı değiştirme iddiasıyla başlamaktan söz etmiyorum.

“Apartmanda bir şey değiştirir miyiz?”, “Mahallede denesek ne olur?”, “Arkadaş grubuma yazsam ilgilenen çıkar mı?” diye başlayan yolculuklar bunlar.

“Galiba oluyor, bir grup kursak mı?”,

“Fiziksel buluşmalar mı yapsak?”,

“Benzer işler yapanlar kimler, bana bir........

© 10 Haber