Dürüst ol, ciğerimi ye!
Öğrencilik yıllarımda Türkçe derslerinde ‘münazara’ denilen bir fikir çarpışması yapılırdı.
İki karşıt görüş, iki ayrı grup tarafından savunulurdu. Kim daha etkili, ikna edici kanıtlarla konuşmalarını yaparsa o grup, tartışmayı değerlendiren diğer öğrencilerce oylanarak seçilirdi.
Sözgelimi bu tartışmalardan biri, kişi ailesinden mi çevresinden mi daha çok etkilenir ve şekillenir, konusuydu.. İkisi de doğru diyebilirsiniz ama öyle bir seçenek olmazdı.
Şimdi düşündüğümde çevrenin hatta giderek toplumun, ülkenin bu etkiyi yarattığını düşünüyorum. Kimliğimizi, kişiliğimizi, inançlarımızı da bu belirliyor sonuçta. Youtube’da rastladığım bir videoda, 94 yaşındaki Jacque Fresco adlı bir konuşmacı, 2010 yılında Stockholm’da yaptığı bir konuşmada, bir başka münazara konusuna değiniyor. ‘Dünyadaki koşullar altında iyi insan olunabilir mi?”.
Yanıta geçmeden önce Ertuğrul Özkök gibi yapayım. Okumaya devam edin…
Bu adam, dünyada kullanılan diller dahil her şeyin artık eskidiğini ve günümüzün iletişimini sağlayamadığını söylüyor. Birkaç saatte bile akıl almaz teknolojik yeniliklerin piyasaya sürüldüğü bir dünyada; yeni araçlar, yeni kelimeleri, markaları hayatımıza sokuyor. Ve onun onların daha ne olduğunu anlayamadan benzerleri türüyor.
Seçim yapıp........
