‘Ne olmak istiyor bu adam?’
Geçtiğimiz günlerde eski bir tanıdık, bana da tesadüfen ulaşan bir yorumunda şöyle diyordu:
“Bu adam nedir böyle? Sürekli televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde yazıyor, kitaplar çıkarıyor, konferanslarda konuşuyor, sosyal medyada etkin. Ne olmak istiyor? Neyin peşinde? Maksadı nedir?”
Doğrusu bu yoruma kırılmaktan çok gülümsedim.
Çünkü aslında bu soru sadece bana değil, hayatı boyunca bilgi, tecrübe ve birikim edinmiş, bunları toplumla paylaşmayı görev bilen herkese yöneltilen bir sorudur.
Belki de asıl sorulması gereken şudur:
Neden bilgi ve tecrübeye sahip bu kadar çok insan konuşmuyor, yazmıyor ve öğrendiklerini paylaşmıyor?
Yaptıklarımın Büyük Bölümü Zaten Yurt Dışında
İşin ilginç tarafı, söz konusu edilen faaliyetlerin önemli bir kısmını Türkiye’den çok yurt dışında gerçekleştiriyorum.
Daha birkaç gün önce Moskova’daydım. Dünyanın değişen dengeleri, enerji güvenliği ve jeopolitik üzerine Rusya’nın önde gelen düşünce çevreleri ve karar vericileriyle görüş alışverişinde bulundum.
Düzenli olarak Pekin’de, Şanghay’da ve Çin’in farklı şehirlerinde konuşuyorum.
Londra’da, Washington’da, Brüksel’de, Paris’te, Dubai’de, Riyad’da ve dünyanın birçok merkezinde yatırımcılarla, akademisyenlerle, devlet temsilcileriyle ve iş dünyasıyla bir araya geliyorum.
Uluslararası televizyon kanallarında değerlendirmeler yapıyorum.
Düşünce kuruluşlarıyla çalışıyorum.
Konferanslara katılıyorum.
Oralarda kimse bana,
“Neden konuşuyorsunuz?”
diye sormuyor.
Şunu soruyor:
“Bize ne öğretebilirsiniz?”
İşte iki yaklaşım arasındaki fark tam da burada ortaya çıkıyor.
Yeni Dünyanın En Değerli Sermayesi Bilgi
İnsanlık yeni bir döneme giriyor.
Petrol hâlâ önemli.
Doğal gaz önemli.
Kritik mineraller önemli.
Ama artık bunlardan da değerli bir sermaye var:
Bilgi.
Yapay zekâ ekonomileri yeniden şekillendiriyor.
Teknoloji rekabeti devletlerin kaderini belirliyor.
Jeopolitik kırılmalar yeni ticaret yolları oluşturuyor.
Bu çağda ülkeleri güçlü kılacak olan yalnızca finansal sermaye değil, entelektüel sermayedir.
Ancak bilgi, paylaşılmadığı sürece milli servete........
