menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sadece Post-Truth çağında değiliz, aynı anda ‘Ahlak sonrası’ çağında da yaşıyoruz

57 0
24.05.2026

Sadece Post-Truth çağında değiliz, aynı anda ‘Ahlak sonrası’ çağında da yaşıyoruz

Cumartesi akşam üzeri Bülent Korman aradı, bugünkü 10Haber’deki yazısını gönderdiğini söylemek için.

Konuşurken, ben biraz da onu dinlemediğim için, minik bir tartışma yaşadık. Birbirimizi çok uzun zamandan beri tanıyoruz ve tartışmayla kavga etmeyi birbirine karıştırmayacak kadar da birbirimize güveniyoruz.

Telefonu kapattığımda biraz sonra okuyacağınız yazının temel fikri aklıma geldi: Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, artık ahlakın “göreli ahlak” olmasından başka çare yok.

***

Evet, elbette göreli ahlak fikri yeni bir şey değil, neredeyse insan düşünmeye ve düşündüklerini felsefe olarak yazmaya başladığından beri bu tartışma var dünyada.

Bazıları ahlakın mutlak bir şey olduğunu, dünyanın her yerinde ve her insan için aynı olduğunu savunur.

Elbette böyle mutlak ahlaki değerler var: Öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan söylemeyeceksin gibi..

Ama ahlak bunlardan ibaret bir şey değil. Hayatının her alanını ve her anını kapsayan çok daha geniş bir şey.

O yüzden başka bazıları da ahlakın kültürlere, toplumlara, hatta kişilere göre farklı olabileceğini, ahlakın göreli olduğunu savunur.

Burada kasıt bazı toplumlarda veya kültürlerde mesela öldürmenin normal kabul edilmesi değil elbette ama şunu görelim: Ahlaki ve kültürel değerler toplumlarda çok farklı olabilir. 

Mesela bizim için hayal edilemez bir şey olan köpek eti yemek başka bir kültürde sıradan bir durum olabilir. Köpeği yakın dostumuz olarak görüp onun etini yiyenleri ahlak dışı ve iğrenç bulmak ama inek veya kuzu eti yemeye itiraz etmemek bazı insanlara ahlaki bir çelişki gibi gelmeyebilir.

***

“Kutuplaşma” veya “Kültür savaşı” deyip geçiyoruz ama gerçekte yaşadığımız şey, ahlaki anlayışların keskinleşmesi.

Günümüzde karşımıza çıkan neredeyse her tartışma maddesi, hatta daha ileri gideyim karşımıza çıkan her fikri tercih, bizi aynı zamanda ahlaki bir seçime zorluyor.

Eskiden ideolojiler arasında bir ahlaki üstünlük kavgası vardı. Bugün geriye pek ideoloji kalmadığı veya aslında ortaya yüzlerce farklı ideolojik tutum çıktığı için, ahlaki üstünlük kavgaları da çok taraflı.

Ve dikkat edin, gündelik siyasi tartışmalarımızdan sağlıkla, teknolojiyle ve hatta bilimle ilgili tartışmalarımıza kadar her konu, en nihayetinde dönüp dolaşıp yaptığımız tercihin neden daha doğru, daha iyi ve daha güzel olduğunu anlatma........

© 10 Haber