Ömer Diyeceği Dudağını Büzüşünden Belli Olan Yazılar
Sanki bazı köşe yazıları okuru, bir tür “zihinsel imar affına” hazırlıyor.
“Evet bazı şeyler oldu ama büyütmeyelim…”
“Şartlar öyleydi…”
“Herkes yaptı…”
“Biraz ileri bakmak lazım…”
Bunlar doğrudan söylenmiyor elbette.
Draje ediliyor.
Parlatılmış bir girişle, merak ettirici bir dille , entelektüel mesafeyle, seçilmiş hassasiyetlerle kaplanıyor.
Ama insan ister istemez şu kuşkuyu duyuyor:
Acaba bu drajelenmiş üslup arkasında gerçekten bir hakikat arayışı mı var; yoksa sırça köşklerden atılmış kontrollü paslar mı?
Geçen yıllar bu ülkede bütün bunların arkasında görünmeyen bir mimari oluşturdu çünkü: Sırça köşkler.
Bugünün birçok medya figürü kırılgan konfor alanlarının içinden konuşuyor.
Kariyerler, ilişkiler, ekran düzenleri, davetler, sponsorlar, çevreler…
Bu yüzden bazı yazıları okuyunca insanda garip bir his kalıyor:
Sanki biri çok önceden karar verilmiş bir cümleyi, entelektüel mimiklerle uzata uzata anlatıyor.
Çünkü biliyoruz........
