menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sevgili günlük…

37 0
06.10.2026

29 Eylül, Küçük Bebek

Sabah, 09.05. Kuzguncuk Fırınından kalktım Petra’ya geldim. Bir fırında klasik müzik çalıyor olmasına gülümseyerek. Bach’ın bir piyano konçertosu. Bitmesini bekledim saygısızlık olmasın diye. 

1968-70 yılları arası ne acayip, Türkiye’deki şiir dünyası için. 68’de Turgut Uyar, Behçet Necatigil, İlhan Berk, Ece Ayhan ve Ahmet Arif’in şiir kitapları yayınlanıyor, 1969’da Oktay Rifat’ın 1970’te de Edip Cansever’in ve Melih Cevdet Anday’ın. Sırasıyla Her Pazartesi, İki Başına Yürümek, Âşıkane, Ortodokslar, Hasretinden Prangalar Eskittim, Şiirler, Kirli Ağustos ve Göçebe Denizin Üstünde. O yıllarda yaşayıp ölmek isterdim doğrusu. Bu arada Sevgi Soysal, Tomris Uyar, Oğuz Atay öykü ve roman yazıyorlar. Nasıl da verimli yıllarmış. Şimdi de birileri yazıyor da ben mi görmüyorum, okumuyorum, bilmiyorum doğrusu. Birhan Keskin dışında yaşayan ve merakla beklediğim bir başka şair yok artık. İsmet Özel yaşıyor olmasına rağmen. Ah İskender! Daha yazacak ne çok dizen vardı oysa. 

Günler kısaldı, günler ıslandı, günler daraldı. Edip Cansever Turgut Uyar’ın ardından yazmak zorunda kaldı, Cemal Süreya da Edip Cansever’in. Cemal Süreya kendi ölümüne de yazdı gerçi. 

İki orta boy kedi yağmurdan kaçmışlar, koltuğun üzerinde birbirleriyle dalaşıyorlar. İoanna Hoca hâlâ hastanede ve zaman boşuna işliyor. Arıyorum, kendime birilerini arıyorum, ama Habermas da öldü gitti işte. İoanna Hoca da zamanı geldi artık, gitmem lazım diyor mudur? 

Deniz Göktaş cezaevinden çıktı, 88 gün sonra. Bu belki tek üzerinde durulacak hadise. Ne fonların trilyon vurgunları ne de Ahmet Hakan’ın zavallıca yaranma çabaları. Aslı Erdoğan ölmesin yeter.  

Saat 17.47. Bugün seanslarımı erken bitirdim. Son iki seansı iptal ettim ve Kiff’e oturdum. Birazdan greyfurtvotka’m gelir, ilk yudumun dilimin kenarlarında bırakacağı buruk tadı şimdiden hissediyorum. 

Necatigil’in bugüne kadar okuduğum en iyi dizesi: “Susanlara hiçbir şey sormayınız.”

Şimdi eğitimde öğrencilere göndereceğimi söylediğim metinleri hazırlayıp omuzlarımdaki yükten kurtulmanın zamanı.  

30 Eylül, Küçük Bebek

Nisan 1968 tarihinde De Yayınları iki kitap yayınlıyor; biri Behçet Necatigil’in İki Başına Yürümek, diğeri İlhan Berk’in Âşıkane’si. Türk şiirinin iki büyük isminin harika iki kitabını öylece, 1968 nisanında yayınlayıvermek. Nasıl bir histi acaba? Gerçi Mehmet Fuat için belki de sıradan bir şeydi. Mehmet Fuat Nazım Hikmet’in üvey oğlu. De Yayınevini 1960 yılında kuruyor, bugün hâlâ başucumda duran şiir kitaplarını sadece o yayınlıyor neredeyse. Yayın organı olarak da Yeni Dergiyi kuruyor. 1980 yılında De Yayınevi kapanıyor ve 1981 yılında Adam Yayınları kuruluyor. Yayın organı olarak da Adam Sanat çıkıyor. Mehmet Fuat her ikisinin de yayın direktörü ya da işte öyle bir şeyi oluyor. Ben o sırada 13 yaşındaydım ve birkaç yıl sonra Adam Sanat her ay aldığım dergi oldu. Daha önce De Yayınevinden kitapları çıkan şairler bu kez Adam Yayınevinden çıkarmaya başladılar kitaplarını. 

Küçük İskender de ilk şiirlerini Adam Sanatta yayınlamaya başlamıştı. Mehmet Fuat kanatları altına almıştı İskender’i. Onun edebiyat dünyasına hızla girebilmesini sağlayan isimdir Mehmet Fuat. Mehmet Fuat 1999’a kadar erginin başında kaldı,........

© 10 Haber