Tarım ve Hayvancılık Maliyetlerini Konuşmadan Gıda Fiyatları Konuşulamaz
Süt fiyatları bu haldeyken, et fiyatları artıyor ve böyle olduğu için işletmeler hayvanlarını kestiriyor. Normalde kesime erkek danalar gider, besicilik onlarla yapılır, mecbur kalmadıkça ve sürü dışına çıkmadıkça inekler kesilmez. Çünkü inekler süt verir daha da önemlisi her yıl yavru verir.
Ocak ayı verileri geldi, tarım ve hayvancılık alanında ülkemiz adına gerçekten çok üzücü bir tablo ile yüzleştik yine!
Dünya genelinde gıda fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 0,6 gerilemiş, Türkiye’de ise aynı dönemde gıda enflasyonu yalnızca bir ayda yüzde 6,59, yıllık bazda yüzde 31,69 artmış. Merkez Bankası, enflasyon artışındaki en büyük etkenin gıda fiyatları olduğunu söylüyor.
Üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimi yaşayabilen, Anadolu ve Trakya gibi geniş topraklara sahip ülkemizin içinde bulunduğu hal çok üzücü.
Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sonra Külliye bürokrasisi ve elbette Tarım ve Orman Bakanı ciddi olarak “Neden böyle bir görünüm karşısındayız” diye düşünselerdi sonuç böyle olmazdı. 2019 Eylül ayından beri tarımsal girdi maliyetlerindeki artış durmuyor, durdurulamıyor ama her seferinde çare ithalat olarak görülünce, görünüm değişmiyor.
Rakamlar Gerçeği Yansıtmıyor
Gıda arzı, gıda güvenliği, gıda enflasyonu deyince ilk akla gelen tarım ve onunla beraber hayvancılık.
En sonda söyleyeceğimi, en başta söyleyeyim. Türkiye’de büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı artıyormuş, kriz olsa bu olmazmış cümlesine itirazım var; çünkü veriler gerçeği yansıtmıyor.
Hayvancılık ile uğraşan bir ailenin, çiftliğin veya işletmenin maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70’i yem maliyetleridir. Yem de iki gruba ayrılır, kaba yem ve kesif yem.
Kaba yem kaynakları iki gruptur. Bunlardan birincisi doğal çayır-meralar ve yapay meralardır. İkinci grup kaba yem kaynakları ise yem bitkileri olarak bilinen yonca, mısır silajı, çayır otu,........
