Mekke Paktı’nın İlk Sınavı: Ortak Savunma mı, Ortak Savaş mı?
Mekke Paktı’nın İlk Sınavı: Ortak Savunma mı, Ortak Savaş mı?
Mekke Paktı’nın Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısında Türkiye, S.Arabistan ve Pakistan temsilcileri 31 Ağustos’ta İstanbul’da bir araya gelerek “kolektif caydırıcılık ve savunmayı” güvenilir ve etkili hale getirme taahhüdünde bulunmuşlardı. (Foto: X-@tcsavunma)
Mekke Paktı’nın gerçek anlamını öğrenmek için fazla beklememiz gerekmedi.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması henüz birkaç haftalık. Üç ülke 31 Ağustos’ta İstanbul’da yeniden bir araya gelerek “kolektif caydırıcılık ve savunmayı” güvenilir ve etkili hale getirme taahhüdünde bulundu. Şimdi Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları bu iddialı güvenlik mimarisini ilk ciddi sınavıyla karşı karşıya bırakıyor.
Anlaşmanın mantığı açık: Taraflardan birine yönelik silahlı saldırı üçünün ortak güvenlik meselesidir. O halde Suudi topraklarına füze ve insansız hava araçları gönderildiğinde Türkiye ve Pakistan’ın Riyad’a destek vermesi gerekir.
Çünkü Suudi Arabistan’ı savunmak ile Suudi Arabistan’ın Yemen’de yürüttüğü savaşa katılmak aynı şey değil. Mekke Paktı’nın geleceğini de büyük ölçüde bu ayrım belirleyecek.
Riyad’ı savunmak, Yemen’de savaşmak değildir
Bir savunma ittifakının caydırıcılığı yalnızca imzaladığı metinden kaynaklanmaz. Karşı tarafın gerektiğinde o metnin uygulanacağına inanması gerekir. Suudi Arabistan saldırıya uğradığında Türkiye ve Pakistan hiçbir şey yapmazsa, Mekke Paktı daha ilk sınavında güvenilirliğini kaybeder.
Bu nedenle Suudi hava sahasının korunması, hava ve füze savunma sistemlerinin güçlendirilmesi, istihbarat ve erken uyarı desteği verilmesi veya kritik altyapının korunmasına katkıda bulunulması anlaşmanın ruhuyla tamamen uyumludur.
Türk veya Pakistan uçaklarının Yemen’deki hedefleri bombalaması ise başka bir eşiktir. Orada ortak savunmadan ortak savaşa geçilmeye başlanır.
Fakat mesele bu kadar basit de değil.
NATO’nun Türkiye’ye yaptığı gibi
Türkiye’nin kendi yakın tarihinde bunun öğretici, ama aynı zamanda biraz rahatsız edici bir örneği var.
Suriye’nin 2012’de bir Türk savaş uçağını düşürmesi, ardından sınırdaki güvenlik risklerinin artması ve Akçakale’de Suriye’den gelen top ateşiyle beş kişinin hayatını kaybetmesi üzerine Ankara NATO’dan destek istedi.
NATO Türkiye ile dayanışmasını ilan etti. Almanya, Hollanda ve ABD Patriot hava savunma sistemleri........
