DEVLET DAİRELERİNDE İSTİHDAMLAR
Bir zamanlar devlet dairesinde bir müdür vardı, bir de işini yapan memur. Şimdi ise makamların isimleri uzadıkça uzuyor: Müdür ve müdür yardımcısı. Müdür yardımcısının yardımcısı. Yakında tabelalara sığmayacağız! Devletin görevi vatandaşa hizmet etmektir. Ama devlet kadroları, hizmet üretmenin ötesinde işsizliği gizlemenin, siyasi beklentileri karşılamanın, torpillerin ve günü kurtarmanın aracı haline gelmiş ise; orada ciddi bir sorun var demektir. Çünkü kamu bütçesi sınırsız değildir.
Devletin kasasından çıkan her kuruş, aslında vatandaşın cebinden çıkan paradır. Maaşlar, sosyal haklar, primler, hizmet binaları, araçlar, lojmanlar ve diğer personel giderleri. Bunların tamamı vergi gelirleriyle karşılanmaktadır. Peki mesele personel sayısı mı? Hayır. Mesele, ihtiyaçtan fazla insan çalıştırmakla, ihtiyaç duyulan yerde yeterli personel bulundurmak arasındaki farkı görememektir. Bir hastanede hemşire eksikse, okulda öğretmen açığı varsa, adliyede personel yetersizse; buna karşılık başka bir kurumda aynı işi yapan onlarca kişi bulunuyorsa burada yalnızca bir istihdam problemi değil, kaynak dağıtımı problemi vardır.
Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı. Çok çalışır çok üretirdi. Ve bunları keyif içinde yapardı. Patronu Aslan, Karıncanın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün kararlılığı ve verimliliği arttırmak........
