Konut ve Güvenlik
Ülkenin başat sorunu, hiç kuşku yok ki, işsizliktir. İşsiz gençlerin birçoğunun “ev genci” olarak tanımlandığını da biliyoruz. Nüfusun büyük bir çoğunluğu işsizlikle boğuşmaktadır. 11 milyonu aşan bir işsizliğin olduğu belirtilmektedir. İşsizlik sorunu, hemen her bir haneyi yakmaktadır! En az bir işsizi bulunmayan aile yok gibidir. İşsizlik sorunu, ivedi olarak çözülmelidir. İşsizlik sorunu kadar olmasa da, barınma sorunu da ilk sıraları almaktadır.
***
Bir önceki makalede barınma sorununu ortadan kaldırmak üzere hızlıca konut yapılması için öneriler sıralamıştık. Sonrasında da konut yapımının, son 20-24 yılda orta ve üst gelir gruplarına yönelik olduğunu, bu gelir gruplarından üst sınıfa transfer yapılarak gelirleri, birikimleri ile birlikte emekleri ve ömürlerinin ellerinden alındığını dile getirmiştim. Bu nedenle ivedi olarak lüks ve pahalı konut üretiminden vazgeçilmelidir. Hızlıca, küçük metrajlı konutlar üretilmelidir.
Diğer yandan orta ve üst gelir grupları için yapılan konutların site niteliğinde, dışına kapalı, güvenlik görevlileri ve sistemleri ile donatılmış olduğu bilinmektedir. Çok sayıda güvenlik görevlisinin çalıştırılmakta, çok yüksek meblağlı işletme gideri ödenmektedir. Son dönemlerde sakinlerinin işletme gideri için 30-40 bin lira gibi yüksek meblağlı aylık ödemeler yaptığını gazetelerden öğrenmekteyiz. Hem konut alınırken, hem de konutta oturulurken büyük meblağların elden çıkarıldığı, aktarıldığı açıktır. Tam anlamıyla bir sömürü alanı olarak belirlenmiştir. Yapanlar ve işletenler........
