Piyasalar Merkeze Kitlendi… Sabır, disiplin ve stratejisi olan kazanacak…
Bir yanda Orta Doğu’da çözülmeyen gerilim, diğer yanda bu gerilimin tetiklediği enerji fiyatları ve tam ortasında dünyanın en büyük merkez bankalarının vereceği kritik kararlar…
Kısacası, küresel ekonomi hop oturup hop kalkarken işin içine bir de merkez bankaları girdi.
Geçtiğimiz hafta piyasaların ruh halini tek kelimeyle özetlemek mümkün: bol bol temkin.
Orta Doğu’dan gelen her haber, petrol fiyatlarında yeni bir dalga yaratırken bu dalgalar sadece enerji piyasasıyla sınırlı kalmadı; hisse senetlerinden tahvillere, altından dövize kadar tüm varlık sınıflarını etkiledi.
Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, enflasyonla mücadelede “kazanılmış” bazı cephelerin yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.
Çünkü enerji maliyetleri dediğimiz şey, ekonominin damarlarında dolaşan kan gibidir; yükseldiğinde her yere sirayet eder.
Haftanın sonuna doğru ABD’nin diplomatik süreci yeniden başlatma sinyali vermesi piyasada kısa süreli bir rahatlama yarattı.
Ancak bu rahatlama, kalıcı bir güven ortamı yaratmaktan oldukça uzaktı.
Çünkü piyasa artık sözle değil, sonuçla ikna oluyor.
Daha açık söylemek gerekirse, yatırımcı “manşet” değil, “netice” görmek istiyor.
Bu da önümüzdeki sürecin dalgalı ve kırılgan olacağını net biçimde ortaya koyuyor.
İşte tam da böyle bir atmosferde gözler, küresel para politikasının yönünü tayin edecek merkez bankalarına çevrilmiş durumda.
ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı bu haftanın en kritik başlığı.
Piyasa beklentisi faizin sabit tutulacağı yönünde.
Ancak burada asıl mesele kararın kendisi değil, karar metni ve sonrasında verilecek mesajlar.
Çünkü petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerini yukarı çekerek Fed’in elini........
