Kul hakkı ve enflasyonun terazisi
Bir iktidar düşünün… Yola çıkarken en güçlü vaadi “kul hakkı yememek” olsun. Hatta bu kavramı siyasetinin merkezine yerleştirsin. Ama yıllar içinde attığı her adım, yaptığı her düzenleme ve açıkladığı her veri, tam da o hassas çizgiyi aşsın.
Kul hakkı sadece birinin cebinden para almak değildir. Malına mülküne el koymak da değildir yalnızca. Kul hakkı, ölçüyü bozmakla da yenir. Eksik tartarak, gerçeği eğip bükerek, rakamları oynatarak da yenir. Bu, sadece ahlaki bir mesele değil; aynı zamanda ekonomik bir meseledir.
Kur’an’da “ölçüyü doğru tutun” denir. Bu ifade yalnızca teraziyi kastetmez. Ölçmek dediğiniz şey; bugün ekonomide veri üretmektir, istatistiktir, rakamdır. Yani bir ülkenin nabzını tutan her şeydir. Enflasyon da bunun en kritik başlığıdır.
İşte tam burada, Türkiye İstatistik Kurumu devreye giriyor. Bir ülkenin ekonomik gerçekliğini ölçen, tartan, biçen kurum. Kısacası modern zamanların terazisi.
Ancak mesele tam da burada başlıyor.
Çarşıya pazara çıkan herkesin çıplak gözle gördüğü bir gerçek var: Fiyatlar hızla artıyor. Akaryakıt zamları, gıda fiyatlarındaki sıçrama, temel........
