menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayatı yaşanır kılan gerçekten de boşluk mu?

59 0
10.10.2026

Hayatımızın ne kadarını dolduruyoruz?

Takvimimizi toplantılarla, telefonumuzu bildirimlerle, zihnimizi haberlerle, banka hesabımızı hedeflerle, iş hayatımızı performans göstergeleriyle dolduruyoruz. Boş kalan her dakikayı bile bir şey yaparak değerlendirmeye çalışıyoruz.

Çünkü bize yıllardır aynı şey söylendi: Boş durma. Daha çok çalış. Daha üretken ol. Zamanını iyi kullan. Kendini geliştir. Bir adım daha ileri git.

Peki bütün bunları yaparken hayatı yaşamaya ne kadar zaman ayırıyoruz?

Arda Öztaşkın’ın “Hayatı Yaşanır Kılan Boşluktur” kitabını okurken aklımda en çok bu soru kaldı.

Kitap, ilk bakışta bir kişisel gelişim kitabı gibi görülebilir. Oysa bence çok daha fazlası. Öztaşkın, modern dünyanın en temel hastalıklarından birini sorguluyor: Her şeyi ölçmek, her şeyi optimize etmek ve her boşluğu doldurmak.

Bugün başarıyı rakamlarla anlatıyoruz. Şirketin cirosu ne kadar? Kârı ne kadar? Hisse ne kadar yükseldi? Çalışan kaç saat çalıştı? Bir yatırım ne kadar getirdi? Bir merkez bankası ne kadar rezerv biriktirdi?

Ekonomi dünyasının içinden gelen biri olarak bu soruların ne kadar önemli olduğunu elbette biliyorum. Rakam olmadan ekonomi gazeteciliği olmaz. Ama kitabın yaptığı itiraz başka bir yerde.

Rakamlarla ölçemediğimiz şeyleri ne yaptık?

Her boşluğu doldurmak zorunda mıyız?

Bir şirketin yüzde 100 kapasiteyle çalışması ilk bakışta mükemmel bir tablo gibi görünür.

Ama kriz geldiğinde ne olur?

Hiç boş kapasiteniz yoksa, hiç nakit rezerviniz yoksa, hiç zamanınız yoksa, hiçbir hata payınız yoksa sistem kırılganlaşır.

Ekonomide buna rezerv diyoruz, likidite diyoruz, tampon diyoruz, esneklik diyoruz.

İnsan hayatında ise buna boşluk diyoruz.

İşte kitabın bence en önemli fikri burada ortaya çıkıyor.

Boşluk her zaman israf değildir.

Bazen boşluk, gelecekte meydana gelebilecek bir kriz karşısında sahip olduğumuz en önemli güvencedir.

Bir şirketin kasasında duran ve o gün kullanılmayan para, bazılarına göre verimsiz sermayedir.........

© Yeniçağ