GARİP
O kadar garip ki sürekli bir gün sonrayı, iki hafta sonrayı, üç ay sonrayı bekliyoruz. “Pazartesi maaşım yatacak.” “Dört gün sonra beş gün tatilim var.” “Arkadaşımla buluşacağım.” “Haftaya sınavım var.” “Eylülde okulum açılacak.” “Önümüzdeki perşembe sergi var.”
Doğal olarak da bu tarihleri beklerken organize oluyoruz. Odak noktamız neyse, onu planlıyoruz. Fakat bunu yaparken farkında olmadan ömrümüz geçiyor.
Son zamanlarda “anda kalmak”, “anı yaşamak” gibi ifadeleri çok sık duyar olduk. Ama demin bahsettiklerimin çoğu, aslında anı yaşamaya pek de izin vermiyor. Misafirin gelecekse ona göre alışveriş yapman gerekiyor. Sınavın varsa çalışman gerekiyor. Hep gelecekte yaşanacak bir duruma hazırlanıyoruz.
Anlamadığım şu: Anda kalabilmek için biraz ‘işsiz güçsüz’ mü demeli, ‘gamsız’ mı demeli, öyle biri olmak mı gerekiyor? Sanmıyorum, eminim ki en tembel insan bile “Yarın daha çok uyuyacağım.” ya da “Dün istediğim gibi tembellik edemedim.” diyordur. İnsanoğlunun mizacında ve hayatın bu koşuşturmasında tamamen anda kalmak neredeyse imkânsız.
Asıl takıldığım nokta........
