menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zirve hakkında birkaç söz

22 0
friday

NATO zirvesi çok şükür kazasız belasız bitti.

Karşılama törenlerinden toplantılara, güvenlik önlemlerinden medyaya sunulan haberleşme imkânlarına, yemeklerden otel hizmetlerine her şey mükemmeldi.

Binlerce konuk kusursuz ağırlandı.

Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.

Ama anlamadığım bir şey var.

Günümüzün olağanüstü gelişmiş teknolojik imkânları kullanılarak bu tür zirveler neden video konferans yöntemiyle yapılmaz ki…

NATO zirvesi şayet video konferans yöntemiyle olsaydı; başkanlar, başbakanlar, ilgili bakanlar ve bürokratlar ülkelerinden ayrılmadan zirveye katılabilir, konuşmalar yapabilir, sunulan önerilerle ilgili oylarını lehte ya da aleyhte kullanabilirlerdi.

Böylesi bir tercih güvenlik açısından da kesinlikle daha doğru olurdu, saldırı ve suikast endişeleri yaşanmazdı.

Akla şu soru gelebilir:

“Ama efendim gidilen kenti ve ülkeyi görmek ve tanımak açısından bu tür etkinlikler önemli değil midir?”

Boş yollarda 120-130 kilometre hızla giden araçların camından seyrederek bir kent ve ülke ne kadar tanınabilir ki…

“Yüz yüze görüşmenin gücü, anlamı, etkisi başkadır” şeklindeki gerekçeye de katılmıyorum.

Başkanların ve başbakanların önemli bir bölümü tercümanlar aracılığıyla konuştu. Böylesi bir diyalogla ne kadar samimiyet kurulabilir ki?

Daha 5 yaşındayken babasının elinden tutup bir oyuna götürmesiyle başlamıştı tiyatro serüveni.

O yıllarda aile büyüklerini ve komşularını taklit etmeye başlaması oyunculuğa attığı ilk adım sayılabilir.

Yıllar içinde tiyatro sevgisi giderek büyüdü.

Pertevniyal Lisesi’nde okurken sosyal derslerde iyi, fen derslerinde zayıftı.

Bir gün biyoloji........

© Yeniçağ