menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öcalan’ın statü sorunu

18 0
27.02.2026

Daha önce Öcalan’ı “kurucu önder” ilan eden Bahçeli şimdi de Öcalan’a itibar ve meşruiyet kazandıracak yeni bir statü bulma arayışına girmiş gibi görünüyor.

Her geçen gün biraz daha DEM’lenen Bahçeli TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı ortak raporun açıklanmasının ardından meclisteki parti grubuna seslenerek, yapılması gereken düzenlemelere değindi.

Bahçeli raporla birlikte atılacak adımlar için, "PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" diye sordu ve sözlerine "Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" Diyerek devam etti...

Bahçeliye göre Öcalan’ın bir statü sorunu olabilir amma ve lakin bu ülkenin çok büyük bir çoğunluğuna göre asla böyle bir sorun yoktur!

Bahçeli Öcalan’ın statüsünü niye dert ediyor bilmem, ama Öcalan’ın statüsü bellidir!

Öcalan: PKK terör örgütünü kurmak, yönetmek ve Türkiye Cumhuriyetini silah zoru ile yıkmaya çalışmak suçlaması ile yakalanmış, tutuklanarak yargılanmış ve bu suçtan hüküm gitmiş bir mahkumdur.

Buradan herkese soruyorum: Öcalan’a “mahkum” statüsü dışında bir rol biçmeye ya da statü kazandırmaya çalışmak onun yaptıklarını onaylayarak Cumhuriyet’e ihanet etmek anlamına gelmez mi?

Demedi demeyin: Bir teröristten medet umup, onun milli dayanışma, barış, kardeşlik ve demokrasi davasına bir fayda sağmasını bekleyenin aklına şaşarım!

Dünya tarihine baktığınızda terör örgütleri ve teröristlerin asla kendi kendine ortaya çıkmadığını, bunların muhakkak hegemon bir güç tarafından birilerine kurdurulup, kullanıldığını görürsünüz.

Bir narko-terör örgütü olan PKK da kurulduğu günden bu yana küresel ve bölgesel hegemon güçlere taşeronluk yapmış, silahlı ayaklanma ile Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya bölüp parçalamaya çalışmamış mıdır?

Kırk yıllık bu zaman zarfında PKK tarafından yapılan katliamları, katledilen sivilleri, şehit edilen asker, polis ve öğretmenleri unutup bunların asli faili olan birine “kurucu önder” diyerek “statü” aramak neyin ve kimin aklıdır?

Tamam, bir politikacının siyasi menfaatlerini gözeterek böyle dönüşler yapmasını anlayabiliyorum, benim asıl anlayamadığım onu takip eden kitlenin bu dönüşe bu kadar büyük bir rahatlıkla uyum sağlayabilmesidir.

Bir önceki seçimde Millet İttifakı tarafından kurulan masanın altında PKK var diye bas bas bağıranlar PKK’yı koyunlarında bulunca neden hiç ses çıkarmıyor?

Daha önce AKP'li Mehmet Özhaseki, Ankara'da Mansur Yavaş kazanırsa, evlere su faturalarını PKK ve DHKP-C militanlarının getireceğini iddia etmişti. O dönemde de, bir sonraki seçimlerde de AKP ve MHP tüm söylemlerini PKK karşıtlığı üzerine bina etmişti değil mi?

PKK karşıtlığı üzerine kurgulanan bu propaganda sürecinde CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu PKK yöneticileriyle birlikte gösteren montajlanmış bir video miting alanında halka seyrettirilmedi mi?

Daha sonra ise Erdoğan katıldığı bir programda, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu PKK yöneticileriyle birlikte gösteren montajlanmış videodan, “Kılıçdaroğlu'nun Kandil'dekilerle video çekimleri var. Ama montaj ama şu ama bu” demedi mi?

Şimdi ne oldu da bazıları Öcalan’a kurucu önder falan diyerek statü arayışına girdi?

Nasıl oldu da bu politikacıların parti örgütü ve tabanı bu keskin dönüşü içine sindirebildi?

Daha da tuhaf olanı; nasıl oluyor da MHP seçmeni bu koşullarda bile hala MHP’ye oy veririm diyebiliyor?

Var mı bunun açıklamasını bilebilen biri?


© Yeniçağ