menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasetin En Büyük Açmazı: Tam Umut Doğarken Düğmeye Basılması

23 0
18.05.2026

Türkiye’de artık bazı siyasi tablolar tesadüf gibi görünmüyor.Özellikle milliyetçi-muhafazakâr seçmenin yeni bir umut aradığı dönemlerde yaşanan bazı gelişmeler, insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor:

Neden tam bir hareket yükselmeye başlarken içeriden birileri devreye giriyor?

İYİ Parti’nin yaşadığı meselelerden biri de budur.Ne zaman parti Türk milletinin umudu olabilecek bir çizgi yakalasa, ne zaman toplumda “Acaba yeniden güçlü bir merkez oluşuyor mu?” sorusu sorulmaya başlasa, birileri düğmeye basıyor.

Ve ne yazık ki bunu çoğu zaman dışarıdakiler değil, içeridekiler yapıyor.

Türk milletinin derdiyle dertlenmeyen, siyaseti memleket meselesi değil kişisel ego alanı gibi gören bazı karakterler, ilk kriz anında kendilerini ele veriyorlar.Çünkü onların siyaset anlayışında sadakat yoktur, dava yoktur, bedel yoktur.Vardır sadece makam hesabı, görünür olma arzusu ve kişisel tatmin.

Türkiye’de siyasetin en büyük zaaflarından biri işte budur.

Hiçbir siyasi geçmişi, fikrî mücadelesi, toplumsal ağırlığı olmayan insanlar bir anda milletvekili yapılırsa; hatta aynı aileden iki kişinin bile “hak edilmişlik” tartışmaları arasında Meclis’e taşındığı görüntüsü oluşursa, sonuçta ortaya böyle krizler çıkabiliyor.

Siyaset; emek vermiş, mücadele etmiş, toplumda karşılığı olan insanlarla yapılmazsa, günü geldiğinde kişisel hesapların arenasına dönüşüyor.

Bugün yaşanan tartışmada da insanlar doğal olarak şunu soracaktır:

“Ersin Beyaz, İYİ Parti’nin hangi politikasına itiraz ederek istifa etti?”

Ekonomiye mi karşı........

© Yeniçağ