menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kriz üreten siyaset, çözüm arayan millet

20 0
22.05.2026

Türkiye’de siyaset artık yalnızca partilerin yarıştığı bir alan olmaktan çıktı.Toplumun korkularının, ekonomik sıkışmışlığın, güvenlik kaygılarının ve kutuplaşmanın yönetildiği çok daha sert bir psikolojik mücadele alanına dönüştü.

İktidarlar güç kaybettikçe bazen hizmet siyasetiyle değil, kriz siyasetiyle ayakta kalmaya çalışır.Çünkü normalleşen bir ülkede insanlar cebine, mutfağına, adalete ve geleceğine bakar.Ama kaosun hâkim olduğu ülkelerde toplum önce güvenlik kaygısıyla düşünmeye başlar.Ve tam da bu yüzden siyasette kaos çoğu zaman iktidarın işine yarayan bir enstrümana dönüşebilir.

Bugün Türkiye’de yaşanan tabloyu da biraz böyle okumak gerekiyor.

AK Parti uzun yıllar boyunca seçimleri ekonomik büyüme, istikrar ve güçlü liderlik üzerinden kazandı.Ancak özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik daralma, hayat pahalılığı, gençlerdeki umutsuzluk ve devlet kurumlarına yönelik güven kaybı iktidarın toplum nezdindeki eski gücünü aşındırmaya başladı.

Bu noktada ortaya çıkan yeni siyaset dili dikkat çekiyor:Sürekli gerilim…Sürekli kriz…Sürekli kutuplaşma…

Çünkü seçmenin gündemi ekonomi olduğunda iktidarın işi zorlaşıyor.Ama gündem kriz olduğunda insanlar bazen yeniden “istikrar” refleksiyle hareket edebiliyor.

Fakat burada iktidarın hesap edemediği başka bir gerçek var:Toplum artık eski........

© Yeniçağ