menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vekâlet kimin? Sandığın mı, vekilin mi?

18 0
19.06.2026

Türk siyasetinde artık kimseyi şaşırtmayan ama her seferinde tartışma yaratan bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir milletvekili ya da belediye meclis üyesi bir partiden seçiliyor, kısa süre sonra başka bir partiye geçiyor. Yeni partisinde alkışlarla karşılanıyor. Eski partisi ise aynı isim için ağır ifadeler kullanmaya başlıyor. Dün "dürüst, ilkeli ve başarılı" diye anlatılan siyasetçi, bugün "fırsatçı" ya da "ihanet eden" olarak tarif ediliyor. Daha ilginci, roller değiştiğinde aynı tavrı karşı taraf sergiliyor.

En son örnek Nimet Özdemir. İstifasının ardından AKP ye gideceği ile ilgili kulisler tartışmayı bir kez daha gündeme taşıdı. Ancak mesele bir kişinin hangi partiye geçtiği değil. Mesele, seçmenin oyuyla elde edilmiş bir temsil yetkisinin ne kadar kişisel, ne kadar kurumsal olduğu sorusudur. Zira Sayın Özdemir son seçimlerde oyunu İYİ Partililerden almıştı

Aslında problem, bir siyasetçinin partisinden istifa etmesiyle başlamıyor. Her insan gibi siyasetçilerin de fikir değiştirme hakkı vardır. Bir partinin çizgisinin değiştiğini düşünebilir, yönetimiyle anlaşmazlığa düşebilir ya da kendisini artık o yapının içinde temsil edilmiş hissetmeyebilir. Bunlar siyasetin doğal süreçleridir.

Sorun, istifanın ardından ortaya çıkıyor.

Çünkü Türkiye'deki mevcut sistem, seçmenin verdiği oyun kime ait olduğu sorusunu cevapsız bırakıyor. Vatandaş sandığa giderken çoğu zaman sadece bir isme oy vermiyor. Bir parti programına, bir siyasi kimliğe, bir ideolojik çerçeveye ve bir kadroya oy veriyor. Özellikle parti disiplininin güçlü olduğu parlamenter geleneklerde seçmenin tercihi büyük ölçüde partiler üzerinden şekilleniyor.

Bu nedenle seçmenin verdiği vekâletin tamamen kişisel olduğunu söylemek gerçekçi değil.

Bugün bir milletvekili düşünelim. Bir partinin amblemi altında seçime giriyor, o partinin teşkilatları onun için çalışıyor, o partinin lideri mitinglerde onun adına oy istiyor ve seçmen de büyük ölçüde bu siyasi aidiyet üzerinden tercihte bulunuyor. Ardından seçildikten birkaç ay sonra başka bir partiye geçiyor.

Peki o noktada seçmenin verdiği vekâlet ne oluyor?

Seçmen........

© Yeniçağ