menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokaklar güvenli mi?

34 0
04.09.2026

Türkiye uzun zamandır “terörsüz Türkiye” hedefini konuşuyor. Bu hedef elbette önemlidir. Terörün sona ermesi, silahın susması ve örgütlü şiddetin tasfiye edilmesi, Türkiye'nin geleceği açısından son derece değerlidir.

Fakat bugün başka bir soruyu sormanın da zamanı geldi:

Terörsüz bir Türkiye derken, nasıl bir Türkiye'den söz ediyoruz?

Çünkü güvenlik tehdidinin yalnızca dağda, sınırda ya da silahlı örgütlerde aranamayacağı artık çok açık.

Bugün bunun en çarpıcı örneklerinden biri Keçiören Belediyesi'nde yaşandı.

Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın girişimiyle belediye personeline uyuşturucu taraması yapıldı. Uygulama gönüllülük esasına dayanıyordu. İlk testlerde 213 personelden 171'inin sonucu pozitif çıktı. Daha sonra yapılan testlerde 42 kişinin sonucu negatifleşti ve adli süreç 129 kişi üzerinden devam etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da konuyu TCK'nın 191. maddesi kapsamında soruşturmaya taşıdı.

Burada tartışılması gereken ilk mesele Özarslan'ın siyasi kimliği değildir.

Hatta tam tersine, bu olayın siyasi tartışmaların dışına çıkarılması gerekir.

Çünkü asıl soru şudur:

Bir belediyede, herhangi bir suç şüphesine dayanmaksızın, gönüllülük esaslı bir tarama yapılıyor ve ilk testlerde 213 kişinin 171'inde pozitif sonuç çıkıyorsa, sokağın geri kalanında ne olduğunu hiç merak etmeyecek miyiz?

Elbette bu sonuçların tamamını “uyuşturucu kullanımı kesinleşmiş 171 kişi” şeklinde okumak doğru değildir. Nitekim 42 kişinin tekrar testlerinin negatif çıkması bunun en açık göstergesidir. Kesin hukuki ve tıbbi değerlendirme adli süreç sonucunda yapılacaktır. Fakat bu ayrıntı, olayın toplumsal anlamını ortadan kaldırmıyor.

Tam tersine, bize........

© Yeniçağ