menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasal hafıza kaybı ve tutarlılığın yalnızlığı

18 0
yesterday

Türkiye siyasetinin en büyük sorunlarından biri ekonomi, dış politika ya da anayasa tartışmaları değildir. Bunların da önünde gelen daha temel bir sorun vardır: siyasal hafıza eksikliği. Olayları, kişileri ve tutumları birkaç ay öncesine kadar hatırlayamayan ya da hatırlamak istemeyen bir siyasal kültürün içinde yaşıyoruz. Bu nedenle aynı kişiler dün alkışladıklarını bugün yuhalayabiliyor, dün ağır suçlamalarda bulunduklarını bugün kahramanlaştırabiliyor, dün savunduklarını bugün inkâr edebiliyor.

Son günlerde CHP etrafında yaşanan tartışmalar bu durumun en güncel örneklerinden birini oluşturuyor. Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'na “hain”, “iktidarın oyununa gelen siyasetçi” ya da benzeri suçlamalar yönelten bazı isimlerin önemli bir kısmı, henüz birkaç yıl önce onun Cumhurbaşkanı adaylığını Türkiye'nin tek çıkış yolu olarak sunuyordu. O günlerde Kılıçdaroğlu'nun adaylığına itiraz edenler ya susturuluyor ya da muhalefete zarar vermekle suçlanıyordu. Bugün ise aynı çevrelerin bir bölümü, geçmişte söylediklerini hiç söylememiş gibi davranıyor.

Elbette burada bir ayrım yapmak gerekir. Kılıçdaroğlu'nun adaylığına seçim öncesinde de karşı çıkan, bugün de CHP'nin yargı eliyle ya da siyasi mühendisliklerle şekillendirilmesine karşı çıkan insanlar vardır. Bu kişiler aynı görüşte olmak zorunda değildir. Kimisi Kılıçdaroğlu'nun siyasi çizgisini beğenmeyebilir, kimisi Özgür Özel yönetimini destekleyebilir. Ancak ortak noktaları tutarlılıktır. Bir siyasetçinin adaylığına karşı çıkarken de, sonrasında yaşanan süreçlere itiraz ederken de aynı ilkelere dayanırlar. Demokrasi ve siyasi meşruiyet konusunda........

© Yeniçağ