menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evlat korkusu

25 0
05.06.2026

Türkiye'nin son yıllarda karşı karşıya kaldığı en büyük toplumsal sorunlardan biri nedir diye sorulsa, çoğu kişi ekonomik krizden, hayat pahalılığından ya da siyasi kutuplaşmadan söz edecektir. Bunların her biri önemli meselelerdir. Ancak sessizce büyüyen ve çoğu zaman yalnızca bir cinayet haberi olarak gündeme gelen başka bir sorun daha var: Uyuşturucu bağımlılığının aileyi içeriden çökerten etkisi.

Son günlerde peş peşe gelen iki haber bu açıdan son derece çarpıcıydı.

Birinde bir oğul babasını öldürdü.

Diğerinde bir baba oğlunu.

Her iki olayın merkezinde de uyuşturucu bağımlılığı vardı.

Aslında bu iki haber birbirinin tam karşıtı gibi görünse de aynı hikâyenin farklı sonlarıydı. Birinde bağımlılığın yarattığı öfke ve kontrol kaybı babanın ölümüne yol açtı. Diğerinde ise yıllarca süren gerilim ve şiddetin sonunda baba silahına sarıldı ve oğlunu öldürdü.

Bu haberler birkaç gün konuşulup unutulacak sıradan asayiş olayları değildir. Çünkü burada öldürülen yalnızca insanlar değil; aile bağları, güven duygusu ve birlikte yaşama kültürüdür.

Bir toplum için bundan daha ağır bir alarm işareti olabilir mi?

Türkiye'de uyuşturucu meselesi uzun yıllar boyunca daha çok güvenlik perspektifiyle ele alındı. Kaçakçılık, sokak satıcıları, operasyonlar ve yakalanan miktarlar konuşuldu.

Oysa asıl soru şuydu:

Uyuşturucu eve girdiğinde ne oluyor?

Bu sorunun cevabını son yıllarda artan aile içi cinayetlerde görmek mümkün.

Haber arşivleri incelendiğinde benzer bir tablo sürekli karşımıza çıkıyor.

Bağımlı hale gelen genç ya da orta yaşlı birey aileden para istemeye başlıyor. Önce küçük miktarlar. Sonra daha sık ve daha yüksek talepler. Para verilmediğinde tehditler başlıyor. Ardından hakaretler ve fiziksel şiddet geliyor.

Anne ve babalar çoğu zaman çocuklarını polise şikâyet etmek istemiyor. Çünkü karşılarındaki kişi bir suçlu değil, evlatları.

Bir süre sonra evdeki herkes bağımlının ruh hâline göre yaşamaya başlıyor.

Aile artık aile olmaktan........

© Yeniçağ