Kıbrıs’ta tarihi çarpıtma ve siyasi dayatma...
Eokacı/Enosisçi faşist Rum lider Nikos Hristodulidis bir kez daha gerçeklikten kopuk, siyasi olarak ise son derece maksatlı açıklamalarla gündeme geldi. Osmanlı İmparatorluğu’na karşı Yunan ayaklanmasının yıldönümünde yapılan bir törenden sonra konuşan Hristodulidis’in sözleri, aslında Kıbrıs meselesine nasıl ideolojik ve tek taraflı baktığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Her şeyden önce “Kıbrıslı Türkler ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ne döndüğünde söz sahibi olabilir” ifadesi, diplomatik bir teklif değil; açık bir dayatma ve yok sayma siyasetidir. Kıbrıs Türk halkının 1963’te silah zoruyla dışlandığı, ortaklık devletinin fiilen Rumlar tarafından gasp edildiği gerçeği ortadayken, bugün “geri dönün” demek siyasi hafızayla alay etmektir. Bu yaklaşım, çözüm değil teslimiyet dayatmasıdır.
Daha da vahimi, Türkiye’nin de söz sahibi olabilmesi için “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıması gerektiği” yönündeki çıkıştır. Bu söylem, adadaki iki eşit halk ve iki ayrı siyasi yapı gerçeğini inkar eden klasik Rum tezinin güncellenmiş halidir. Oysa sahadaki gerçeklik açıktır; Kıbrıs’ta iki devlet vardır ve bu gerçeklik görmezden gelinerek hiçbir çözüm üretilemez.
Hristodulidis’in İngiliz üsleri konusunda “planlarımız var ama açıklamayız” demesi ise ayrı bir çelişkidir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen diplomasi, aslında uluslararası güçlerle yapılan pazarlıkların bir göstergesidir. Kıbrıs’ta egemen üsler meselesi sadece Rum tarafının değil, adadaki tüm tarafların ve bölgesel........
