Hukuktan Yana Taraf Olmak
Son günlerde sosyal medyanın eğlencesi olan İspanya-Türkiye sempatisinin arkasında, İspanya’nın sosyal demokrat başbakanı Pedro Sánchez, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaştaki tutumu yatıyor. Sánchez, ABD’nin askeri operasyonuna karşı tavrını ve İspanya’nın pozisyonunu açık biçimde “savaşa hayır ve uluslararası hukuka bağlılık” şeklinde ifade etti. Sanchez bir yandan son dönemde zayıflayan iç siyasi konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor olsa da Avrupa içinde nadir görülen bu siyasi duruşu, aslında basit bir tarafsızlık politikasından ibaret değil.
O, İran rejimini sert biçimde eleştirirken aynı anda askeri müdahaleyi de reddediyor. Bu noktada ortaya koyduğu temel argüman şu: Bir devletin otoriter veya sorunlu bir rejime sahip olması, ona karşı yapılacak askeri müdahaleyi otomatik olarak meşru kılmaz. Nitekim Sánchez, “nefret edilen bir rejime karşı olmak ile uluslararası hukuka aykırı bir askeri müdahaleye karşı olmak aynı anda mümkündür” diyerek bu ayrımı açık biçimde vurguladı.
Uluslararası hukuku savunmak
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan uluslararası düzenin temel fikri aslında basitti: Devletler artık istedikleri zaman başka bir ülkeye saldıramasın.
Bu açıdan bir devletin başka bir devlete karşı askeri güç kullanması ya BM Güvenlik Konseyi’nin yetkilendirmesine ya da açık bir meşru müdafaa durumuna bağlıdır. Sánchez’in açıklamaları ise, işte tam da bu hukuki çerçeveyi hatırlatmaktadır.
Evet savaş, doğası gereği güç ilişkilerinin sert biçimde ortaya........
