Gözümüzle Gördüğümüze İhanet: Deepfake Çağında ‘Gerçeklik’ Krizimiz
2023 seçimleri öncesinde sosyal medyaya düşen o meşhur montaj videonun yayılma hızını bir hatırlayın. Saniyeler içinde milyonların ekranına düştü, infial yarattı. Sonradan teknik analizler yapıldı, gerçeği yansıtmadığı kanıtlandı ama nafile; atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmişti. Algı yönetimi hedefine ulaşmış, gerçeklik tartışması o ilk kıvılcımla alev almıştı.
Eskiden algoritmaları tartışırken bir "bilimkurgu" senaryosu olarak konuştuğumuz şeyler, bugün sabah kahvesini yudumlarken önümüze düşen gündelik olaylar haline geldi. Tanıdık bir yüz, bildik bir ses tonu, kusursuz senkronize olmuş dudak hareketleri... Her şey o kadar "gerçek" ki, inkar etmek akıl dışı görünüyor. Ta ki altındaki o küçük uyarıyı görene kadar: "Bu içerik sentetik olarak üretilmiştir."
Yüzyıllar boyunca insanlık için "gözümle gördüm" cümlesi tartışmayı bitiren o nihai mühürdü. Şimdiyse bir fotoğraf ya da video, tartışmayı bitirmek bir yana, tartışmanın tam olarak başladığı yer. Çünkü artık bir şeyi kendi gözümüzle görmemiz, onun gerçekten yaşandığı anlamına gelmiyor.
Deepfake (derin sahtecilik) teknolojilerinin asıl yıkıcı tarafı sadece kusursuz sahte videolar üretmesi değil. Asıl hasar, o incecik epistemolojik sınırda, "gerçek ile sahte" arasındaki çizginin tamamen silikleşmesinde yatıyor.........
