menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail nereye koşuyor?

19 0
previous day

Dış Politikada ülkeler arasında siyaset, diplomasi yoluyla yürütülür. Diplomasi yoluyla siyasetin kendi çıkarları yönünde gelişmediğini gören ülkeler, gücüne ve imkanlarına göre diğer ülkelerle ilişkilerini, dahil oldukları paktların etkilerini, uluslararası kuruluşların konuya müdahil olmalarını, ekonomiyi ve buna benzer vasıtaları ve müzakere imkanlarını sonuna kadar kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışırlar.

Eğer konular güvenlik ve beka konusuysa ve imkânlarını kullanmalarına rağmen sonuç alamazlarsa, uluslararası hukuku da dikkate alarak, diplomasinin önünü açmak için sınırlı askeri güce başvurabilirler.

Ancak karşınızdaki ülke İsrail ise, bu konuların tümü bir tarafa bırakılarak, güvenlik bahanesiyle ideolojik savaşa girilir ve arkasındaki ABD’ye de güvenerek, aklına gelen her durumda doğrudan askeri güce başvurur. Bu eylemlerini de güçsüzlere karşı uygular. Sivilleri, kadın ve çocukları acımasızca katleder. İran gibi gücü yetmediği ülkelere de ABD’nin kuyruğunda hareket ederek saldırılarda bulunur.

Halen Gazze’de, Hamas adı altında sivillere, Lübnan da Hizbullah bahaneyle mazlum halka, Suriye’de ise işine gelmeyen her yere saldırı halindedir.

Türkiye’yle rekabet etme ve üstünlük sağlama peşinde

İsrail’in Türkiye’yle Suriye ve Gazze konusunda rekabet halinde olduğu görülmektedir. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde varlığını ve kontrolünü, kendi güvenliği açısından tehdit olarak kabul etmektedir.

Ayrıca Türkiye’nin, Suriye’ye verdiği sivillere yönelik sosyal, eğitim, sağlık, elektrik enerjisi ve alt yapı çalışmaları kapsamındaki desteğinin Suriye ülkesi ve halkı üzerindeki etkisini kendi aleyhinde olan bir gelişme olarak nitelendirmektedir.

Türkiye’nin verdiği askeri eğitim, teçhizat, sistem, teşkilatlanma ve danışmanlık desteğiyle Suriye’nin güvenliğini sağlama çabalarını da tehdit olarak algılamaktadır.

İsrail, bu kapsamdaki düşüncelerine istinaden, Türkiye sınırında yaklaşık 70 Km. mesafedeki Halep yakınlarında bulunan Ebu Zuhur hava üssündeki pist ve depolama tesislerine sekiz hava saldırısı düzenlemiş, bu saldırıyı da Türkiye’yi uyarmak için yaptığını açık bir şekilde itiraf etmiştir.

İsrail, bu saldırıyı, bir kısım TSK personelinin bölgede inceleme yapmasını, bu hava alanında yeni bir üs kurma teşebbüsü olarak algılamasına istinaden yaptığını söylemektedir. Saldırıdan önce de Suriye’yi, Türkiye’nin bu gibi teşebbüslerine izin vermemesi için ikaz ettiğini,........

© Yeniçağ