HAYRET Bİ ŞEY!
Biz dilciler, yeni çıkan bazı kullanımlara itiraz ederiz. Hem “Dil canlı bir varlıktır.” diye öğretiriz, hem de dilin canlılığını gösteren yeniliklere karşı çıkarız.
“Hayret bi şey!” de bu yeniliklerden biri. Geçenlerde AJet’le Ankara’dan Taşkent’e uçuyorduk. Koltuğu arkaya yatırmak için gerekli düğmeyi arayıp durduk. Sonunda hostese sorduk. “Koltuklar arkaya yatmıyor efendim.” demez mi? Kendimi “Hayret bi şey!” diye bağırırken buldum.
Gel de hayrete düşme. Gel de “Hayret bi şey!” deyip şaşma. Üstelik bir de “ayak farkı” ödemişiz. Ayak farkı da ne ola? Eğer bacaklarınız uzunsa AJet’lerde gerilere oturamıyorsunuz. Koltuklar arası o kadar dar ki ayaklarınızı sığdıramıyorsunuz, mecburen fark ödeyip öndeki iki sıradan yer alıyorsunuz. Sizin anlayacağınız uzun bacaklılara farklı ücret. Gel de “Hayret bi şey!” çekme.
Sonra kendime de şaştım. Her hafta değişen fiyatlara bakan insanlar, asgari ücretin ne olduğunu işiten insanlar, köylerimizin orman alanlarına çöküldüğünü ekranlardan izleyen insanlar, üstelik bir de “Ağacıma dokunma!”........
