Statü ve yerleşke üzerinden gerçekleri konuşalım
Statü ve yerleşke üzerinden gerçekleri konuşalım
Hz. Mevlana’ya sormuşlar; “Kırılan kalp tekrar sever mi?”Hz. Mevlana da “Evet sever” diye cevap vermiş.Hz. Mevlana’yı köşeye sıkıştırmak için tekrar sormuşlar; “Kırılan bir bardaktan hiç su içtiniz mi?”Hz. Mevlana bu soruyu tebessümle şöyle cevaplamış; “Peki siz bardak kırıldı diye hiç su içmekten vazgeçtiniz mi?”Ne kalp kırıldığı için sevmekten vazgeçebilir ne de bardak kırıldığı için suya küsülür.Her ikisi de fiziki-ruhi yaşamın ve varoluşun temel taşlarıdır, vazgeçilmezdir elbet.Terörsüz Türkiye bunun en nadide örneğidir. Evet geçmişte herkes kendi dünyasında (cephesinde) kırılmış ve yaralanmıştı fakat kırıldığımız yerden yine yeniden yeşerdik çünkü yeşermek zorundaydık!Hatta geçmişin tüm CAN KIRIKLARININ üzerine bereketli topraklar döktük bir daha açılmamak üzere. Şimdi o topraklara emeğimizle, sevgimizle, ilgimizle ve vefamızla bakıyoruz; evlatlarımızın umutlarını yeşertmek için.Kendi adıma ve ailem adına söylüyorum; geçmişin ötekileştirmelerinin, hor görmelerinin, “olsun siz de insansınız” diyen küçümsemelerin yarattığı “can kırıklarına” takılı kalsaydık, ruhumuz çürürdü ve şimdi çok başka kimyalarda olurduk.Ama olmadık. Olamazdık çünkü yüreğimizdeki vatan, memleket, UMUT, insan, gelecek, HUZUR fidanları hep tazeydi ve her kırıldığında daha güçlü yeşeriyordu.Bilmeyenler için “olsun onlar da........
