menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fetih

2 0
yesterday

Müslüman-mümin olmanın bir gereğidir kıyam halinde olmak. Kıyam; her an tetikte, her an uyanık ve her an dimdik ayakta olmak demektir. İnanmış olmak ise; ilkeli, vefalı, adaletli olmakla, hakka riayet etmekle, erdemli, vasıflı, şuurlu olmakla, ilim, irfan ve hikmet sahibi olmakla, dürüst, çalışkan, ahlaklı, dosdoğru olmakla, riyasız, gösterişten uzak, gurur ve kibre yeltenmeden, hakka tabi olmak demektir. Mümin insan; Allah ve Resulüne, O’nun getirdiği Kur'an ve sünnete şeksiz ve şüphesiz iman eden teslimiyet sahibi insan demektir. “Her canlının elinden dilinden emin olduğu kimsedir Müslüman” olmak demek. Bu eminlik sıfatı, sadece beşerî münasebetlerde değil, eşyaya ve tabiata karşı da bir sorumluluk ahlakını kuşanmayı icap ettirir. Zira Müslüman, yeryüzünün imarı ve ıslahı için memur edilmiş bir emanetçidir.

Bu ve benzeri vasıfların sahipleri olan Müslüman, asla ye’se kapılmaz ve asla umutsuz olmaz. Her anın yeni doğumlara, dirilişlere, fetihlere sebep olduğunu bilir. İnanmış olmanın gereğidir umutlu olmak. Fethe hazır olmak demek sefer halinde olmak demektir. Fetih şuuru; her anında kendisini geliştiren, yenileyen, tazecik mevsimler gibi, terütaze baharlar gibi olmak demektir. Fethe hazır olmak; susuz mevsimlerde su, katıksız mevsimlerde katık, umutsuz zamanlarda umut olmak demektir. Zira fetih, sadece bir coğrafyanın kapılarını açmak değil, kilitlenmiş kalplerin anahtarını bulmaktır. Bu hakikati Sultan Fatih’in şu meşhur mısraları ne güzel hülasa eder:

“İmtisâl-i 'câhidû fi'llâh' oluptur niyyetim

Dîn-i İslâm'ın mücerred gayretidir gayretim”

Cihan padişahı burada açıkça beyan eder ki: Niyetim Allah yolunda cihat etme emrine sımsıkı sarılmaktır; benim bütün gayret ve çabam, sadece ve sadece İslam dinini yüceltmek ve O’nun adaletini dünyaya yaymak içindir. İşte bu "mücerred gayret", fethin şahsi bir ihtiras değil, ilahi bir sevda olduğunun tescilidir.

Bugün dünyada zulmün kabul edilemez boyutlara ulaştığına şahitlik ediyoruz. Dur durak bilmeksizin çıkarılan savaşlarda; milyonlarca masum çocuğun, kadının ve yaşlının kanı akıtılmakta; ilim, irfan ve bilimle meşgul olan kıymetli şahsiyetler hedef alınmaktadır. İbadetgâhlar, camiler, kiliseler, şifa merkezleri olan hastaneler ve geleceğin teminatı okullar yerle bir ediliyor. Ne Irak’ta, Suriye’de,........

© YeniBirlik