menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şirketi büyütmek yetmez

9 0
wednesday

Şirketi büyütmek yetmez

Yapılan araştırmalar, ülkemizde büyük zorluklarla kurulan KOBİ’lerin kısa zamanda başarısız olmaları ve dağılmalarında kurumsallaşamamanın çok önemli bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Dünyada kurulmuş şirketlerin yaklaşık yüzde 90 gibi ezici bir çoğunluğu aile şirketleridir. Bunların da önemli bir bölümü KOBİ düzeyindeki işletmelerdir. Bu oranlar ülkemiz için de büyük ölçüde geçerlidir. Diğer yandan birçok araştırmanın ortak bulgusu olarak, her 100 aile şirketinin ancak 20’sinin ikinci kuşağa geçebildiği ifade edilmektedir. Peki, geriye kalan 80 aile şirketine ne oluyor? Maalesef birçok aile şirketi, çeşitli nedenlerle ayakta kalamıyor ve dağılıyor.

Bu dağılmanın nedenleri sıralandığında, aile odaklı geçimsizlikler ve kurumsallaşamamanın ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz. O halde acaba aile şirketlerinin tepesindeki kişiler neden kavga ediyor? Özellikle KOBİ düzeyindeki aile şirketleri neden kurumsallaşamıyor yahut nasıl kurumsallaşmalıdır?

Öncelikle aile üyelerini birbirine düşüren sürecin nasıl geliştiğine ve kurumsallaşma kavramından ne anladığımıza bakalım. Klasik bir aile şirketinin serüveni, çoğu zaman aile bireylerinin sırt sırta vererek bir girişimde bulunmalarıyla başlıyor. Kardeşler, baba ve çocukları veya yakın akrabalar birlikte yola çıkabiliyorlar.

KOBİ’nin kuruluş ve gelişme dönemlerinde aile üyeleri, biraz da yokluk ve zorluklardan geldikleri için çok çalışırlar. Aralarından genellikle bir kişi öne çıkar ve liderlik yapar. Lider; öngörüsü yüksek, çalışkan, risk almayı seven ve kişileri zorlayan bir konumdadır. Genellikle lidere güçlü bir uyum söz konusudur. Bu dönemin en önemli özelliği, kişilerin çok çalışması ve uyum içinde olmasıdır.

Çok çalışma, uyum ve birbirini dinleme; iş ortamında üretim ya da hizmette başarıyı getirir. Başarı, kurumun ve ailenin........

© YeniBirlik